Edebiyat tarihçileri ve eleştirmenlere göre edebi akımlar ve gelenekler bir gece çıkıp gökten zembille inen şeyler değildir. Her edebi geleneği oluşturan bir siyasal, felsefi ve sosyal arka plan vardır. Yine, her geleneğin öncülleri vardır. Bu bağlamda her ürün ve eser bir bütün olarak kendi oluştuğu şartlar ve zmanda özgün olarak incelenir. Bu konudaki yazıyı yazmamın sebebi de, ''yeraltı edebiyatı'' denen ve yeni yeni populerleşen geleneğin ilke ve prensiplerini tartıştakmaktı ki öncelikle isminden başladım.Niçin isim? Nefretimden değil elbet!(maksat muhalefet olsun, çamur at izi kalsın ya neyse)
Edebiyat tarihlerinde adlandırmalar daima tartışma konusu olmuştur. Bundan dolayı bu geleneği adından yola çıkarak izah etmeye, analiz etmeye çalıştım! Ve dedim ki; Tolstoy da kendi döneminde yaptığı tasvirler ve düşünceleriyle bu geleneğin öncüllerinden sayılabilinir; ancak, Tolstoy'un aynı zamnda bir Hristiyan ahlakçısı olduğu saptamasını da yaptım!!
Bu kadar açıklamadan sonra, aklınca beni bu örneklerle kategorize etmeye çalışman saçmalığın ötesinde bir şey! Ben bir saptama yaptım ve bunun somut örneklerini ortaya koydum! Sense yalnızca konuyu provoke ediyorsun ve üstelik son derece acemi bir biçimde. Bak benim bu tarz çaylak ajitasyonlarına karnım tok, senin niyetini de yazılarından görebiliyorum.
Sana tavsiyem, hiçbir zaman düşmanının zekasını küçümseme. Akademik camiayı eleştirmek(somut delil ve gerekçelerle ama, saçma sapan ve acemice ajitasyonlar;/ithamlarla değil) hakkındır ki ben de eleştiriyorum; ancak, o adamların zekasını ve donanımlarını küçümsemek senin de benim de boyumu aşar. Öyle adamlar var ki, daha lisede 2000 kitabı hatmetmiş! Öylesi var ki, yanlızca yazdıkları senin benim okuduklarımızı iki kere aşar. Öyle gramerciler var ki, adam 50bin kelimeden fazla bir osmanlıca lügati su gibi biliyor(üniv. 2 sınıfta ezberlemiş hepsini)! Kültür ideolojilerden ayrı bir kavramdır,saygılı olsan iyi edersin; ancak, yapabiliyosan, adam gibi eleştir, o zaman senin yanında olurum
Dergi örnekleri ve diğer örneklerin gereksizliğini yukarıda belirttim. Benim beğendiklerimi merak ediyorsan, ''varlık, hece, evrensel kültür''dür. Kitap-lık dergisini de okudum birkaç defa; ancak, pek sinmedi içime. Fazlaca elitist ve post-modern bir tarzı vardı. Tavır dergisini birkaç kere okudum; ancak, edebiyat üzerine okuyacaksam özellikle varlık'ı tercih ederim.
Beni kategorize edip söylemlerimi çarpıtmaktan vaz geç. Ben kendi kafanda oluşturmaya çalıştığın kategorilerin hiçbiri değilim. Beni tanımıyor ve bilmiyorsun. Sana kızıyorum, zira fikirlerini somut ve nesnel zeminlere oturtmuyorsun. Amacın tartışmak ve eleştirmek değil; itham etmek,karalamak. Böyle gittiğin sürece de benden sana tavrım değişmeyecek...