Tekil Mesaj gösterimi
  #73 (permalink)  
Alt 04-04-2009, 15:09
natural khaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
natural khaos natural khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
sculptor of real life
 
Üyelik Tarihi: 25-03-2009
Nerden: antalya-bursa
Yaş: 23
Mesajlar: 22
Böyle bir paylaşıma üye olurken insanların münazara için değilde daha çok diyalog kurmak için üye olması gerektiğinin bilincinde olması gerekir dolayısıyla amacımızın karşıdakinin düşüncelerini çürütmek değil başkalarının düşünceleri ile kendi düşüncelerimizi geliştirebilmek olmalıdır diye düşünüyorum.İletişimin temel amacı zaten paylaşmak değil midir?Bu kısa girişten sonra cevap yazın ile ilgili düşüncelerimi beyan edebilirim sanırım.
İlk olorarak bolşevik ihtilali ile ilgili düşüncelerine katıldığımı söylemek isterim.Üreten insanları da mülkiyet sınıfına sokan bir düşüncenin sosyalist bir zihniyetin eseri olması beklenemezdi sanırım.İnsanları sömürme araçlarına sahip olanlarında tamamen mülksüzleştirilmesi;herhangi birinin ellerinde başkalarını sömürmek için kullanabilecek her şeyin ortak mülkiyete iadesi gerçekleşmiyorsa,eğer en sonunda yönetilenlere emir veren yeni bir yönetici kadrosu ortaya çıkıyorsa,ayaklanma bir devrim sayılmayacaktır ve her şeye yeniden başlamak gerekecektir.konuyu bu yöne çekmek istemediğim için bu konuya yeteri kadar değinip geçiyorum.
Esas konumuza dönersek bu konuda Friedrich Engels'in "Ütopyadan Bilime Sosyalizm" adlı eserinde de bahsettiği gibi(gerçekten okunması gereken bir kitaptır.dili olabildiğince sade ve analşılırdır.bu paylaşımdaki tüm arkadaşların okumasını tavsiye ederim.) "Ploterya kamusal gücü ele geçirir ve bu güç,burjuvazinin elinden kaymakta olan üretim araçlarını kamu mülkiyetine dönüştürür.Bu eylemle üretim o zamana kadar üstlendikleri sermaye özelliğinden kurtatır ve onlara toplumsal özelliklerinin gereğini tam yerine getirmek için özgürlük sağlar.Önceden saptanan plana göre üretim artık mümkündür.Üretimdeki gelişme artık farklı sınıfların varlıkarını tarihsel olarak anlamsız kılar.Toplumsal üretimden anarşinin kaybolması ölçüsünde devlet otoritesi uykuya yatar.Nihayet kendi toplumsallaştırma türünün efendisi olmuş insanlar doğanın da efendisi olurlar,kendilerinin de efendisi olurlar,özgür olurlar."
"Devletin gerçekten tüm toplumun temsilcisi olarak göründüğü ilk eylem-üretim araçlarına toplum adına el koyması-onun aynı zamanda devlet olarak son eylemidir de.Devlet 'ilga' edilmez,söner."
Engels'ın kitabından yaptığım iki alıntı marksizm ile anarşizmin amaç olarak aynı amacı savundukalarını gözler önüne sermektedir sanrım.Burada tartışılması gereken bu amaca ulaşmak için hangi araçları kullanmamız gerektiğidir ki bunun için de tek gerçekçi yolu bize marx göstermektedir.Birçok anarşistin şiddetten yoksun olarak devleti yıkmaya amaçlaması bana göre en azından şimdilik tatlı bir ütopya olarak kalacaktır.
Şiddet yanlısı bir insan tabi ki değilim ancak mevcut koşullara karşı körleşmeye de niyetim yok. Bu konuda herkese bir anarşist olan Erico Malatesta'nın yazılarını araştırmayı tavsiye edebilirim ancak.
Kısacası, şiddet kullanıma eşlik eden tehlikelere dikkat çekmek,insan yaşamının dokumulmazlığına dikkat çekmek,sevgiyi ve hoşgörüyü vaaz etmek bizim görevimiz.Ancak gerçek koşullara karşı kendimizİ körleştirme, şiddeti püskürtmek ve ona saldırmak için şiddet kullanmaktan vazgeçmek alanı baskıcılara boş bırakmaktır sadece...
Amaçlarımız ortak olduğuna göre bu amaca ulaşmak için araçları tartışmak ufkumuzu genişletecektir diye düşünüyorum.bu Konuda Önerisi olan arkadaşları bu diyolağa davet ediyorum.
Alıntı ile Cevapla