|
Mevcut sistemin koruyucusu en çok da zihnen köreltilmiş insan yığınları olmuştur her daim. Çünkü sistem onları böyle eğitmiş, ehlileştirmiştir. İşte yukarıdaki gibi. Evet, hayli geri kalmış bağnaz toplumlarda insanların düşünce ve ifade özgürlüğü suç teşkil edebilir, 6 ya da daha uzun sürelerde hapis cezasına tekabül edebilir. Daha önce birilerinin ayakkabılarını parlatanlar çıkıp "sıkıyorsa gitmeyin" naraları da atabilir. Bu bana şeyi hatırlatıyor..
Schopenhauer'in şu sözünü:
“Elbette genel olarak tüm zamanların bilgeleri aynı şeyi söylemiştir ve tüm zamanların budalaları, yani ezici çoğunluğu da, tam tersini yapmışlardır: Ve bu durum bundan sonra da sürecektir.”
Korkarım öyle...
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|