Derdin şahsi gözlemlerinden ve birikimlerinden yola çıkarak ''sol'' dediğin ideoloji(her sakallı dedemiz olmuyor, bunu da deneyimlerinle anlamış olduğunu varsayıyorum)yi tartışmak ise buyur, somut örnek ve argümanlarını ortaya koy.Kaldı ki ben de, gerekli argüman ve somut verilerle mevcut durum ile birlikte karşılaştırmalı olmak kaydıyla her türden tartışma ve sağlam temellere oturmuş eleştirinin insan olmanın gereği olduğunu düşünür ve ona göre yorumlarım.
Sense, yaşadığı değişim ve dönüşümlerin iç hazımsızlığını yaşayan bireyler gibi(misal AKp

) konuşmakta ve ileri sürdüğün görüşleri nesnel ve somut verilerle desteklemeden kalbürüstü genellemeler yapmaktasın.
Her olguyu içinde bulunduğu bağlam ile değerlendirmek gerektiği ise ayrı bir durum elbette. Sosyalist devlet(devlet olgusu doğası gereği genetik hasarlıdır zaten) modelinin kendi iç çelişkileri ve devlet olgusunun yaratabileceği pratik sıkıntıları külliyen bir modelin/ideolojinin sakat olduğunu üzerine bir görüş bu kadar yaşamışlığı/görmüşlüğü olduğunu söyleyen biri için takıntılı bir değerlendirmedir. Komplo teorisi olarak algılama; ancak, bu bakış açısı Liberal batılı rejimlerin manipülatif ve saptırılmış komünist algılarıyla da dirsek temasında zaman zaman.
Reel sosyalizm(devlet olgusu temelinde elbette)in pratikte yarattığı bazı tahribatlara katılmakla birlikte, İrrel Kapitalist sömürü modelinin ''artı değer'' ve ''emek-sermaye'' gibi çelişkileri düşünüldüğünde de bir tercih yapmak sorunsalı hasıl olmaktadır. Bu durumda da benim de, sizin tekliflerinizin somut ''iktisadi, sosyal, ekonomik'' ilkelerini gibi görmek gibi bir hakkım vardır. Önerebileceğiniz yapı, şayet kapitalizmin kendi çelişkilerini yok etmekten aciz bir travmatize olmuş liberal özgürlük ise her türden eleştiriye açık olacağınızı belirtirim.
''Baskı ve otorite kurumlarını yok etmek'' söylem düzeyinde çok cazip gelse de bunun mücadele yöntem ve araçları noktasında, bu forumda henüz somut bir teklif göremedim. Hatta, ''toplumsal dayanışma-örgütlülük'' gibi pek çok olumlu değerin dahi dışlandığına da üzüntüyle şahit oldum. Anarşizm reel hayatın içerisinde pek çok farklı duruma karşılık gelebilecek bir kavramdır aynı zamanda. Aklı başında birçokları bunun genel geçer bazı ilkelerini ortaya koysa da, yeni yetme ve heyecanlı birçokları için bu durum salt bir ''özgürlük ve karşı olma(ama neye o da meçhul)'' kavramları içinde içi yeterince doldurulamayan- bence anarşizmin kendisine de yazık olan- bazı şikayetlerden öteye gidememektedir.
Eleştirim anarşizme değildir. Eleştirim eleştirdiğiniz durumun somut tahlili ve verilerinin ortaya konmayıp düşüncelerinizin kişiselleşmesidir. Kapitalizmin iktisadi ve sosyal çelişkilerini yok saymaya kadar giden mevcut durum analizlerinin görmezden gelinmesidir.
Esasen Marks da kendi döneminin batılı, oryantalist ve modernist bazı yanlışlarını görememiş, tahlillerinde zaman zaman ciddi sıkıntılar olmuştur. Ancak; artı değer ve kapitalist ekonomi modelinin sistematik tenkiti konusunda insanlığa ciddi düşünceler bırakmıştır. Bu durumda Marks'ı, öncülleri ve onu örnek alanları ''tenkitçi'' olarak görüp görüşlerini o doğrultuda değerlendirirsek daha sağlık tartışmalar yaparak ortak bir payda yaratabileceğimizi umuyorum. Neticede, hepimiz kapitalizmin yarattığı ''doğal tahribat, yabancılaşma, yoksulluk ve savaş'' gibi olgulara karşıyız...