Shakespeare tiyatrolarının neredeyse hemen hepsini okudum.Eğer Shakespeare ile yeni tanışmış ve bir kaç eserini okuyarak yetinmişseniz

lağan üstülüğüne varır ve onun insan üstügüçleri olduğunu düşünürsünüz ki bende ilk başlarda böyle düşünmekle beraber artık öyle düşünmüyorum.Çünkü Shakespeare dilini anladığınızda herşey çorap söküğü gb geliyor.Ve o büyüsü gidiyor aslında.Macbeth,Julius Ceaser,Kral Lear,Kuru Gürültü kitaplarıyla başlamıştım ve Bir Yaz Gecesi Rüyası,Venedik Taciri,On İkinci Geceyle devam edince ilk zamanlarda okuduklarımla daha sonraları okuduklarım arasında çok büyük haz farkı vardı.Çünkü "soytarıları" anlayabiliyordum artık,dolaylayarak anlattığı kelimeleri kurallı cümle gb görebiliyordum artık.Keşke onlarla yetinseydim dediğimde oldu.Ama bu üstadın bana kattıklarını anlatamam.Belki benim hamurumu yoğuran bu adam ,sanırsam erken tanıdım on üç yaşımdayken falan ve ömür boyu onun gölgesinde yaşamayı dilerim.Adam sonelerini yazarken bile sipariş üzerine yazıyor ve onları okuyunca hayran kalıyoruz.Ama dediğim gb Shakespeare dilini çözdüğünüzde biraz basite indirgeniyor.Tanışmadıysanız da henüz tanışın bu herifle derim çünkü size vereceği hediyelerin değeri hiç bir şekilde ölçülmez(: