Tekil Mesaj gösterimi
  #28 (permalink)  
Alt 17-02-2009, 20:36
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Altay-Türk kozmogonisindeki anlatılar millattan önceki yüzyıllara kadar dayanırken, sen bu anlatının çok daha sonraki dönemlerdeki Yahudi inancında olduğunu söylüyorsun yanlış anlamıyorsam? Biz yazılı metinlerin bile olmadığı sözlü kültür dönemlerinden bahsediyoruz. İslamdaki bir ibadet formunun kendinden yüzyıllar öncesi sözlü kültürlerde yaşayan, canlı olgular olduklarını biliyorsak bu öncelikle İslam'ın daha sonra da orada anlatılanların pekala uydurulmuş yada insanlar tarafından yeni form ve içeriklerle yeni ihtiyaçlar dairesinde tasarlanmış olgular olduğunu ortaya koyar!
Bunun ortaya konduğu bir zeminde başta Tanrı inancı olmak üzere pek çok inancın geçmiş dönemin mitolojik inançlarının bakiyesi olduğu ve Tanrı olgusunun da insans zihninin evrimsel süreçte yarattığı bir gerçeklik olduğu ortaya çıkar!
Bahsettiğin sınırları koyan Tanrının sınırları değil, rasyonel ve yaratıcı aklın korkuları ve tahakküm ilişkileri sonucu ortaya koyduğu sınırlardır. Her şeyin bir düzen içerisinde olduğu gerçeği de bilimsel bir gerçeklik değildir. Evrendeki tüm oluşumları yaratan kaos gerçekliğidir. Tanrıyla ilgili daha soyut-felsefi tartışmalar bu forumda pekçok kere yapılıp ortaya konmuştur. Tanrı kavramının, neden yarattığının, neden kulluk ettiğimizin, mükemmellik olgusunun vesair tartışmaları olmuştur..
Alıntı ile Cevapla