Tekil Mesaj gösterimi
  #7 (permalink)  
Alt 14-02-2009, 16:37
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,666
Standart Q

Alıntı:
breeze´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Düşmanın ideolojisine taviz vermemek kendi ideolojini gerçekleştirmek..Küba,Fİdel,sosyalizm vs vs..

Devletin belli bi ideoloji çerçevesinde yönetilmesine karşıyım hatta ideolojilere karşıyım hatta felsefesi değişim olan diyalektik olan ve onlarca yıldır hiç değişmemiş ideolojilere tamamen karşıyım.Dünya daima bi değişim ve dönüşüm içindedir her çağın ihtiyaç ve gereksinimleri farklıdır ve buna bağlı olarak devlet yönetimlerininde değişmesi gayet olası..Bugn sosyalist olduk diyelim sorunlarımıza çözümleri sosyalizmde bulduk mutlu mesut ferah ferah yaşıyoruz[] Dünya yarın değişecek ve daha farklı sorunlar üretecek o zmn sosyalizmi bırakmak zorundayız belkide kapitalizme geçmek zorundayız..ee madem değişiyoruz neden bi ideolojiye bağlı olalım? İdeolojiler oluştukları dönemler için geçerlidir ve geçicidir..Doğa eğer düşman ideolojisinden yanaysa güçlü olan oysa taviz vermek yada vermemek işi değiştirmez.Davaları için ölen milyonlarca insan şerefleriyle ve düşünceleri için ölmenin büyük gururuyla öldüler ama DÜnya yine bildiği gibi döndü..Kalıplara bağlı kalmadan insanlık için ama sadece insanlık için başka amaçlar gütmeden yeni çözüm yolları bulunmalı..

Sosyalizm tarihsel bir evredir yalnızca; asla, sonuç değildir. Sosyalizmi eleştirebilirsiniz;ancak, mevcudun insanlığa yarattığı cehennemi, meta fetişizmini, kendine ve doğaya yabancılaşan insanı, araç ve amaçların yer değiştirmesi olgularını görmezden gelemezsiniz. Mevcudun, kapitalizmin, vahşi rekabetin ve asla bitmeyecek pazar-sermaye savaşlarının insanlığa verebileceği eşitsizlik koşullarının sürdürülebilinir kılınmasıdır sadece.
Bu bağlamda, savunduğunuz ''değişim'' olgusu bizzat sosyalizme içkin olandır ve ''ideoloji'' karşıtlığı söylemi, mesnetsiz, içi boş bir söylemdir. Felsefeyi yeryüzüne indiren Marksizmden bu yana insan dediğimiz varlığın daima, siyasal ve politik bir varlık olduğu bilinmektedir. Sosyalizmin değişmesi için mevcudun değişmesi gereklidir. Sosyalizm değişmeyecek, mutlak ve statik bir evre değildir. Bizzat sosyalizmin kurucuları, düşünce kaynakları da bunu vurgular elbette. Bilimin, felsefenin ve eğitimin gerçek manada insanlık hizmetin sokulabildiği bir dönemde, sosyalizm ve insanlık da değişecektir. ''Kalıplara bağlı kalmadan'' meta fetişizmini, yoksullaştıran kapitalist iktisadı, kriz rantçısı finans tekelleri ve sermaye ideolojisini, yaşam tarzını ve populer kültürü radikal bir biçimde eleştirebiliyorsanız ve bu konuda sihirli bir çözümünüz varsa bilmek isterim?
Kapitalizmin radikal bir eleştirisini yapmadan hangi ''değişim''den bahsedebilirsiniz ki? ''kalıplaşmış'' ideolojilerden dem vuruken kapitalizmin radikal bir eleştirisini yapmamak/yapamamak bizzat mevcud statüko savunuculuğu değildir de nedir? Dahası sizin söylemlerinizi, liberal iktisatçı ve düşünürlerin hemen tamamı söylemekte!
Ayrıca, değişmekten anladığınız şeyin ne olduğunu da belirtmenizde fayda var? Böylece söylemleriniz daha somut bir zemine oturacaktır. Sosyalizm insanlığa mutlak mutluluk yada refah devleti vaat etmez! Sosyalizmin öncelikli hedefi insanlığın baş belası sermaye ideolojisi ve kapitalist üretim ilişkileridir. Mutluluk, bireysel bir his olup insanın kendi varoluşsal kaygılarıyla alakalıdır. Bir şeyi eleştirmeden öncelikle eleştirdiğiniz şeyi, olguyu iyi ortaya koymalısınız. Bunu yaparken de, içinde bulunduğunuz mevcut gerçekliği iyi tanımalısınız.Ucu açık, soyut ve havada genellemelerle tartışma yada fikir yürütme olmaz...
Alıntı ile Cevapla