Yılmaz Güney'in ''sürü'' filmini izlemeseydiysen mutlaka izle. Kadın üzerindeki erkek egemenliği ve feodal kültürü oldukça çarpıcı biçimde ortaya koyar. Rahatsızlığından dolayı doğum yapamayan kadın, kayın pederi tarafından acımasızca eleştirilir, dışlanır; hatta, uğursuzlukla suçlanır. Sonuçta kadın, hastalığından dolayı ölür. Kadınlar hakkında çok bildiğim yok, ama erkek hemcinslerimi iyi tanırım. Neler yapabilecekleri, neler düşünebildikleri konusunda tevazu yapmıyacam

Bir de, kadın-erkek farketmiyor. Ortada ''insan'' dediğimiz ortak bir payda var. Genetik-kültürel kodlar bazı davranış farkları getirse de, sonuçta aynı türden organizma

İki tür de acıkır,susar,yer,içer,cinsel açlık duyar,korkar... Bizi yabancılaştıranın kültürel ve sosyal organizasyon biçimlerimiz ve düşünsel algılarımızdır elbette. Tüm dünyada ortak bir şey varsa, kadınlar uzun yıllar -dinlerin etkisiyle- ''lanetli havva,baştan çıkaran şeytan- iftiralarına maruz kaldılar ki kadın hareketi uzun yıllar ''normal'' olduklarını ispatlamakla mücadele etti. Tabi, dinsel-kültürel yargılar kolay değişmiyor. Egemen erkek, saltanatını bırakmaya pek gönüllü değil
Çalışman kimya açısından parlak görünse de, feministleri deli edecek türden. Sanırım ya sitede pek kadın hakları-feminizm üzerine yeterince duyarlı kadınlar yok, yada henüz bu parlak teorileri görmediler. Yoksa, fena halde haşlanmıştın
