Olaya şöyle bakalım: Dünya'da insanların %80'i zenginliklerin %20'sini paylaşıp açlıktan, yetersiz beslenmeden hasılı kötü hayat koşullarından milyonlarca insan heba olurken nasıl bir ahlaktan bahsedebiliriz? Irak'ta, Afganistan'da ölen milyonlarca sivil-masum insanın kanları üzerinden ''ulusal çıkar'' hesapları yapılıp tezkereler düzülerken; aynı masum insanları katleden sömürgeci-emperyalist güçlerin en sadık müttefiki olan bir ülkede yaşayan bu ülke insanları hangi ahlaktan bahsedebilir? Dünyanın kirli gerçeklerini sorgulamayan, hesaplaşmayan zihinler mi öğretecek insanlığa yüce ahlakı?? Ahlak dediğimiz ne menem bir şeydir ki kar-zarar hesapları üzerinden tartışılır/konuşulur durumdadır dinlerde? Artı değer-kar üretmeyen hiç bir ''şey''in-değerin matah sayılmadığı şu tuhaf dünyada her sorun bitti de ahlaklı-ahlaksız olmak mı kaldı, onu da anlamadım
