Tekil Mesaj gösterimi
  #5 (permalink)  
Alt 17-01-2009, 17:06
Roha Roha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 17-01-2009
Yaş: 24
Mesajlar: 8
Devlet, toplum olmanın tabi sonucudur. Her toplum, kişilerin oluşturduğu toplulukların içinden çıkan bir üst-bilincin kavrayışı ile ortaya çıkar, topluluğun toplumsallaşması ve bundan indirgenerek kişilerin bireyselleştirmesi devlet oluşumuna yol açar. Toplumların öncül amacı, kişiyi öldürmektir. Kişilerin bireyselleştirilmesi ve böylece kişi-devlet ikiliğinin birey tekilliğine indirgenmesi, devletin mutlaklığını sağlar. Bu tabloda, devletin kişi iradesine karşı olduğu ve böylesi bir topluluk yapısı ile kişisel iradenin sağlanamayacağı ortadır. Devlet yerine, kişiye odaklı bir topluluk yapısının sağlanması gerektiği açıktır.

Şimdi şunun gerçekliği belirgindir: böylesi bir idealin mevcut birey yapısı ile sağlanması mümkün değildir. Bireyselleşme, kendini "kişilik" yapısı üzerinde somutlaştırır. O halde ideal kavram için öncelikle devlet sisteminin ortadan kaldırılmasını amaçlamak anlamsız bir çabadır. Önce birey ortadan kaldırılmalı ve kişiye hayat verilmelidir. Bunun sağlanması da, kişilik yapısının parçalanmasına bağlıdır. Parçalanmış bir kişiliğin ardındaki "kişi" kesinlikle güdümsüz bir yapı olmayacaktır. Birey, süper-ego güdümlü bir yapıdır. Oysa insanın doğası, kişilik yapılanmasının ardında kıstırılan "kişi" ego güdümlü bir yapıya sahiptir. Görülecektir ki, mantık ilkesine dayalı ego güdümlü yapı, toplulukların kişisel ve ortak çıkarlarını, bir üst-bilince gereksinim duymaksızın kendi başına sağlayabilecektir. Şu durumda, anarşist mücadelenin hedefi devlet değil, birey olmalıdır...
Alıntı ile Cevapla