Tekil Mesaj gösterimi
  #46 (permalink)  
Alt 15-01-2009, 14:16
Ahbap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ahbap Ahbap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
The Man In Me
 
Üyelik Tarihi: 11-08-2008
Yaş: 35
Mesajlar: 253
lilith,

hemen atlamadan, ama öyle ya da böyle sorduğun için, "siz" kelimesinin "saygıdeğer sen" anlamında kullanıldığını belirteyim. fakat anlaşılıyor ki gereksiz.

kalıplaşmış bazı şeyleri kendince ve tabiri caizse "kakara kikiri" boyutuna indirgeyip, "karşımdakinin sinir sistemini ne kadar bozarsam o kadar avantaj elde ederim" gibi bir mantığı benimseyerek yazmış olduğun cümülleri bir kere daha okumak durumunda kalmak ve sana cevap vermek zahmetine katlanmak zorunda olmamın derin üzüntüsüyle seni selamlarım.

alıntı yaptığın yazılarımı biraz daha iyi okursan, bazı cümleleri -hâlâ- alıntı yapmanın gereksiz olduğunu ve sorduğun sorunun cevabını zaten vermiş olduğumu görürsün (örnek olarak "Hiç bir devlet, hiç bir yönetim sistemi, -aaaa siz yeterli sayıya ulaşmışsınız buyrun gelin bizi yıkın- demez." gibi)

"herhangi bir rejim değişikliği malesef kansız olmaz diyorum." demişsin. tarihte gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmeye çalışılan rejim değişiklikleri için bu şekilde konuştuğunu düşünüyorum. ama ben tarihten değil, bugünden bahsediyorum. bugün "ilk aşama" olarak yapılması gerekenler tarihte var olamadığı için "başarısız olundu" veya "başarılı olarak gösterebileceğimiz" bir sistem yok diyorum. bu konuda daha fazla yazmak istemiyorum; alıntı yaptığın yazımdan sonra yazdıklarımı bir kere daha tekrar etmek anlamsız olur). kaldı ki bu "kanlı rejim değişikliği"nden kasıt sosyalist bir devrim ise, zaten aynı şeylerden bahsetmiyoruz. ben kafamdaki hayatı hiçbir zaman "rejim" olarak tanımlamadım, eskiden beri kemikleşmiş olarak bekleyen, "kutsal kitap" gibi kelimeleri değiştirilmeden tapınılan her türlü literatürden nefret ediyorum. o nedenle ne menem birşeyse bu "rejim değişikliği", beni zerre ilgilendirmiyor. "güncellenme" diye üzerine basa basa söylemeye çalıştığım şey budur.

olay "son aşamasında kan dökerek bir rejim yaratıp, sonrasında da o rejimi korumak için silahlardan faydalanmaya devam etmek" ise, dünyada desteklediğin/desteklemediğin hiçbir rejimi "dikta, baskı" olarak tanımlama şansın da kalmaz. o rejimin yandaşları da kendi rejimlerini kendi bildikleri için bu şekilde korurlar işte. islamın koruyucuları gibi, kapitalizmin koruyucuları gibi, faşizmin koruyucuları gibi. "halkın anlamasına bilmesine gerek yok usta, aha da yapılmışı var, herkes buna uyacak".

son aşamanın ne olduğundan gayet emin olan sen'in, bana hangi aşamada olduğumu sormasından çok, "kanlı rejim değişikliği" sisteminin kaç aşamalı olduğundan ve senin kaçıncı aşamada olduğundan bahsetmeni yeğlerdim. ben, kendi ilk aşamamda, birşeyler yapmanın peşindeyim ve devam ediyorum. seni tatmin etmeyeceğine, "aha! sen bunlarla devrim mi yapacaksın? kikikiki..." diyeceğine eminim (müneccim olduğumdan değil, şu ana kadar sergilediğin tavır beni bu şekilde düşünmeye sevk ettiği için) ama gene de soruna yanıt vereceğim. neler yapmaya çalışıyorum? en azından, çevremde kutsanmış uyuşuk hayatlarından çıkmaya üşenen, gözünü açmaya siftinen insanlara, görsel birşeyler olabilmesi adına, zeitgeist belgesellerinin iki bölümünü seyrettiriyorum, kopyalarını veriyorum, tartışmaya çekmeye çalışıyorum. sonra, kurana yönelik bir eleştiri olarak yazdığım ve üzerinde bitmesi için hala çalıştığım kitabımından bazı alıntılar hazırlayarak onlara veriyorum, onları kuran okumaya teşvik ediyorum. diyorum ki kendime, "bu adamlar allaha inanıyor. allah var ve işte bu da onun düzeni. bu adamlara düzeni anlatamazsın, allahı yıkmadıkça". ilk aşama meselesi, çaktın? umuyorum, araştırmalarım tamamlanır tamamlanmaz ve kitabım son şeklini aldığında bir yayınevi bulabilirim, çünkü bunun nasıl yapıldığı hakkında hiçbir fikrim yok. hiç olmazsa, internetten yayma yoluna gideceğim.

bunları yaparak, azımsanmayacak sayıda insana ulaştığımı söyleyebilirim. elbette bu sayı, seni veya beni tatmin etmeye yetmez. o kişilerin de başka kişilere ulaştığına dair ufak kırıntılar elde ettiğimde umutlanmadan da edemiyorum. inanıyorum ki, hiç tanımadığım bazı kişiler, çok farklı yerlerde buna benzer şeyler yapıyorlar ve bu böyle gidecek. "ikinci aşama"yı, birinci aşama umut verici bir boyuta gelmeden tasarlamanın, hele son aşamanın nasıl olacağını belirlemenin benim açımdan çok anlamı yok.

umarım soruların yanıt bulmuştur (her ne kadar benim sorularım senin tarafından yanıtlanmamış olsa da). "fikrine katılmıyorum" demek yerine sergilemiş olduğun "laylaylom" modu nedeniyle, sana cevap vermekte çok zorlandım; normalde böyle bir çaba içine girmem çünkü. o nedenle, olası bir lilith tarzı cevaba daha fazla cevap vermeyeceğimi de eklemek isterim. onun dışında herşeyi tartışmaya, herşeyi paylaşmaya, birşeylerden feyz almaya açık olduğumu da bildiririm.

sevgiler...

Konu Ahbap tarafından (15-01-2009 Saat 15:00 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla