|
Hiç unutmadığım bir anımı anlatmak istiyorum.
Bundan bir 10 11 sene evvel İspanya'daydık. Orda ilkokul 1'e gidiyordum. Türkiye'ye geldiğimizde tekrar 1. sınıfı okumak zorunda kalmıştım... Her neyse..
Güzel bir evimiz vardı. Kendime ait yatak odam vs..
Kedi de besliyorduk. O zamanlar kedilere karşı şimdikine kıyasla pek nazik olmadığımı hatırlıyorum: Kedinin bıyıklarını keserdim, etrafta sarhoş gibi dolaşırdı. Ve anlatmak istemediğim, düşündükçe kendimden tiksindiğim bazı şeyler... (Çok abarttım aslında )
Bu kedi her gün gece yatağıma gelip benimle uyumak isterdi. Bende sinir olurdum, ensesinden tuttuğum gibi fırlatırdım kenara. Ama kedi vazgeçmez ve tekrar tekrar yanıma gelirdi, bende fırlattıkça fırlatırdım. Bir kaç gün bu böyle devam etti.
Bir gece kedi her zamanki gibi gece yanıma gelmeye çalıştı, bende her zamanki gibi fırlatı vermiştim. Ama kedi bir an için yatağa çıkmayı kesti ve dik dik bir yere bakmaya başladı. Neresi olduğunu hatırlamıyorum, yüzü benim tarafa dönük gibiydi.
Kedinin vazgeçtiğini görünce bir oh çekip sırt üstü, ellerim yastığın altında bir iki saniye uyumaya hazırlandım.
O saniyelerden sonra omuz kasmımın birisi tarafından sıkıldığını hissettim.
Hani olur ya, arkadaşınız elini omuz ile boyun arasındaki damarlı/kaslı bölgeye koyar, ve sıkmaya başlar. Pis acıdır. Yada ağrır...
İşte aynısı o gece ben sırt üstü yatarken başıma geldi.
Omzumu sıkıldığında, sıkanın elini, parmaklarını hissetmiştim.
Kıpırdamadım. Acımıştı ama ben hiç acımamış gibi tepki göstermiştim.
Hala yüz üstü yatarken omzumu sıkanın babam olduğunu düşündüm.(Niye bilmiyorum)
Ve "Yaa baba yapma yaa" gibisinden söylendim ve arkamı döndüm.
Gördüğüm şey ne babamdı, nede başka biri! Kim ya da ne olduğunu bilmiyordum.
Çok ayrıntılı değildi ama seçiliyordu nasıl bir şey olduğu.
Siyah ve kısa saçlı, yüzü bembeyazdı, yüz hatlarını seçememiştim. Yüzü yok gibiydi.
Beyaz bir giysisi vardı. Atlet gibi bir şey :P. Kolları ve elleri vardı. Ama belden aşağısı yoktu. Yatağımın üzerinde havada öylece duruyordu.
Bir şey daha vardı: Arkasında beyaz beyaz, bulanık ama kanata benzettiğim iki tane siluet.
Sonra kayboldu. Bende sanki hiç bir şey olmamış gibi geri sırt üstü pozisyonuma geri döndüm..
Kedi tekrar yanıma geldi. Bu sefer yanımda yatmasına izin verdim. Ve halada kedilerle uyuyorum.
Tabi sabah olunca saf saf anneye babaya anlattım. Güldüler, ciddiye almadılar vs... Genelde anne babaların tepkileri neyse onu sergilediler. Dayımların "melekti o melek", "yok şeytandı bence" gibisinden muhabbetleri..
Omzumu gösterdim. Geyiği kestiler. Omzumun sıkıldığını söylediğim yer kızarmıştı. Babamın anlattığına göre iki tane parmak izi olabilecek ezilme varmış.
Yıllar geçti. 17 yaşıma geldim. Dershanede arka sıralarda bir arkadaş diğerine abisinin astral seyahat kitapları alıp bir heves haftalarca bununla uğraştığını anlatıyordu.
Benimde bir kulağım onlardaydı.
Anlattıklarına göre abisi bir gün yine odasına kapanıp astralca seyahat etmeye çalışıyormuş. Kız banyoya giderken karşısına abisi çıkmış. Ama öyle böyle bir abi değil: Suratı ifadesiz, üzerinde beyaz bir şey, belden aşağı sıfır, ve arkasında kanadımsı şeyler varmış. O korkuyla çığlığı basıvermiş ve abisi yok olmuş.
Bir kaç saniye sonra da abisi pijamalarla odasında çıkmış ve "oldu mu? oldu mu???! oldu galiba" demiş.
Bu son kısmı dinlediğimde hemen yanlarına koştum. Heyecanlanmıştım. Tekrar etmesini istedim. Söyledikleri benim küçükken gördüklerime uyuyordu. Dershanede kimseye bu anımdan bahsetmemiştim, ama bu benzerlik....
Bende kendi gördüklerimi anlattım.
Mutlu olmuştum.
İşte hikâyem bu.
Konu vasko tarafından (11-12-2008 Saat 16:19 ) değiştirilmiştir..
|