Bilinmedik Konular
Bir insan, zararını bile bile neden zarar veren bir şeyin peşinden ayrılmaz? (Örneğin bacağı sigaradan kaynaklanan damar sertliği nedeniyle kesilmiş bir adamın inadına sigara kullanmaya devam etmesi)
Bunun (tercih ve/veya irade ve/veya idrak??) özdeğer-özsaygı-özgüven üçübiryerdesi ile alakası nedir?
Bunun ruhsal olgunlukla (yetişkinlik-ergenlik-çocuklukla) alakası nedir?
Bunun genetik aktarımlarla (burada altbeyine aktarılan RNA şifrelerinden bahsediyorum) ARTI genetik faktörlerle (burada da kromozom özelliklerinden bahsediyorum) alakası nedir? (Örneğin, tıp dünyası son zamanlarda bir 334 geninden bahsediyor: sadakatsizlik geni)
Bununla bağlı ancak daha derin bir soru: Bilinçaltımızdaki (Freudien dilde) takıntılarımız (ya da bilişsel dilde "negatif otomatik önyargılar) nerelerden kaynaklanıyor ve nasıl çözülecekler? Şimdi biraz bayayım: Adlerci mi olacağız, Freudcu mu (Jung'u incelemedim henüz bilmiyorum, Beck-Horney ve Maslow sosu eklenebilir)? Birinin A dediğine diğeri B diyor, tek ortak noktaları belli durumları çoğunlukla ortak şekilde bir "sorun" olarak görmeleri. Ama nedensellik, tarif ve doğal olarak çözüm önerileri ciddi sapmalar gösteriyor.
Peki "Neden böyle/oluyor" sorusuna yanıt ararken ne kadar biyolojist olmalıyız? Vücut kimyasallarının ruh durumu, algı ve davranışlar üzerindeki gerçek rolü nedir? Herşey hipotalamusun suçu mu yoksa? Beyindeki bir "chip" (merkez) yanlış mı çalışıyor da ondan oluyor...? Yoksa nörotransmitterlar greve mi çıkmış? Psikozla nevrozun arasındaki farkın kaynağı bu toprakta mı yatmakta?
Aşırı kalın korteksin insanı nevrotik ettiği gerçekten tek başına yeterli bir çıkarsama (varsayım?) mı? Korteksi gelişememiş kişiler de nevrotik değil mi?
Libidonun doyurulması ve libidinal enerjinin doğru yöne aktarımı nevrozu çözer mi? Bu durumda (maço/ataerkil toplumlardaki) erkeklerin doğru yolda olmaları gerekir, oysa en ufak bir iyileşme belirtisi göstermiyorlar nevroz açısından...?
Nevrotik kişilerde özsaygı-özdeğer-özgüven üçübiryerdesi daha mı düşük?
(Şimdilik) son soru: Bu kadar çok ve temel şeyi bilemeyen, keşfettiklerini de hakkıyla ifşa edip kişilere maletmeyen bir akımı bilim olarak nitelendirmek kimin, neye dayanarak aklına geldi?

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|