
01-10-2008, 23:52
|
 |
solus et moriturus
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 1,885
|
|

Sensizliği beklerken...
Hiç bir gün ilk günkü kadar uzun sürmedi. Hiç bir gün ilk günkü kadar zor gelmedi.
Ellerin, ellerimden uzaklaşmaya başladığı andan itibaren, ben zamanın geçmesini değil, sensizliği bekledim. Sensizliğin mutsuz bir bekçisiydim.
Günler içimden geçerken, saniyeleri bir yıl gibi yaşarken, sayılı günler sayılamazken, yazdığın her kelimeyi tekrar tekrar okurken, senin için indirilmiş kelimeleri tek tek sayarken, o kelimelerden kendime şiir yaparken, söylediğin her cümleyi bir şifre gibi düşünürken, gözlerini bir sır gibi saklarken, her sabah yüzümü seninle yıkarken, bir benzeri olabilir mi diye başkalarının ellerine bakarken, saçının kıvrımlarını bir dua gibi aklımda tutarken, aşklık grevini girip kalbimi aşksız bırakırken, sensizlik taşıyamayacağım kadar ağır gelirken, hüznüm bir bulut gibi dolup gözlerimde yaş olup ağlarken, her sesini duyduğumda yeniden doğmuş gibi yenilenirken, keşke elini daha sıkı tutsaydım cümleleri içimde voltalar atarken, aklımın nehirleri susuzluktan kururken, hafızam seni hatırlamaktan yorulurken, söyleyeceklerimi unutup herkesten bir sufle dilenirken, hayatımın ortaçağı kapanırken, ben hep seni özledim.
300 kelimelik bu yazıda 300 kere seni özledim….
29.09.2008
Cihan Yavuz
Not: Takip eden var mıdır bilmiyorum. deepnot.com kendini kapatıp yeni bir isimle yaşamını sürdürecekmiş cihan yavuz'la tanışmamı sağlayan siteydi kısa cümlelerle çok şey söyleyen bir adamdır kendisi en azından benim için.
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|