Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 29-09-2008, 19:39
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
duarden duarden isimli Üye şimdilik offline konumundadır
solus et moriturus
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 35
Mesajlar: 1,885
Blog Başlıkları: 1
Standart O kadar çok sustum ki tamda bu an için...

Genel olarak kitap, tiyatro ve sinemada dikkati mi çeken bir hususu konuşmak amacım. Burda bir gizli kahraman her zaman vardır. Bütün oyun, kurgu sırasında susmuş ama tamda bir ölüm , hastalık yada kendince bedbaht saydığı kare için yaşamış bir karakter(karakter burda sadece nicelik bakımından kullanılmıştır). Ben demiştim yada ben söylemiştim demek için tüm saatler boyu bekleyen bir karakter.

Tabi ki bir film yada kurgu değil bakmak istediğimiz burdan cağıl hastalıklarına bir geçiş sağlayacağız. Burdaki en temel yanılgı (karakter için) önemsemedir. Kendinin ( kendini önemsediği kadar ) önemsenmediğini hissetmek, bu karakterin ruhuna nasıl yara açar bunu tahmin edemiyoruz. Ama bunun sonucunda bu kişinin kendi yaşamı dışında herşeyi mükemmel eleştirebilecek bir ruh halini aldığını biliyoruz.

Bknz.



Sadece o ilk andan kendi kurgusuyla baştan yazar bu karakter sizin hayatınızı ve sonra bütün dikkatini konuşmayı yapacağı anı kaçırmamak için harcadığını ve bunun için genellikle kıvranarak dua( tanrıya edilmesi gerekmez) etiğini hayal edebilirsiniz. Yaşamlarını ve kendilerini önmsemeleri için gerekli o ana. Size tavsiyem ne durumda olursa olsun konuşma yapmalarına izin verin. Yaşam yada hayatta bundan önemsiz bir şeyiniz olmayacaktır.

Hayat bu tip konuşmaları yapmak için bekleyen insanlarla dolu olacak. Ki kendi hayatını bile önemsemeyen insanlar için fazlaca bişey almayacaklardır bu tip karakterler sonunda. Haklı çıkmak istedi mi bunu nasıl olsa aklının (akılsızlığının ) dizgelerinde nasıl olsa oturtacaktır göstermek(onlara) gibi kaygıya girmemeniz için söylüyorum bunu. Kısacası bu tip karakterderden kaçış yok en iyisi sahne tutkularını takdir edip tekraralara düşmemelerini ummalım.

Genelde Nietzsche ile kapatırız çağıl hastalığı sohbetlerini bu defa Cioran'dan bir alıntı ile bitirelim

" Her insanın içinde bir Peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar.

Vaaz verme çılğınlığı içimizde öyle yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği karanlıktan doğar. Her insan kendinin bir şey önereceği anı bekler: Ne önerdiği * önemli değildir. Bir sesi vardır ya, o yeter."

* önerdiği yaklaşık olarak söyleyeceği olarak kullanılabilir.


House of Duarden


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla