Alıntı:
göte giren şemsiye´isimli arızadan alıntı
dünya ve tarihin gerçeklerinden uzak ve saçma sapan iddia ve iftiralarla dolu dediğin yazıyı sana ezberletilenleri bir kenara bırakmadan at gözlüklerinle bağnazca değerlenmeye kalktığın için anlamak zor oluyor tabi.
hepimiz biliyoruz ki Kemalizm m.kemal’in ölümüyle son bulmadı. partisi ve çalışmaları devam ettirildi ve bir devlet rejimi haline getirildi. ordu ve anayasa, bu ideoloji üzerine kurulmuştur. karşısında yer alacak fikirlerin düşünülmesini dahi yasalarla engellemiştir. bu çerçevede eleştirinin m.kemal ile sınırlandırılmadığı, kemalizm üzerinde yoğunlaştığı da yazıda açıkça belirtilmiş. arka arkaya cevap vermek bile anlamsız, saçma falan gibi argümanları tekrarlayıp tezleri çürüttüm demeyi bırakta verebiliyorsan adam gibi cevaplar ver. saçma demekle çürümüyor bu yazılanlar. yazmak anlamsız yada gereksizse kimse sana zorla yazdırmıyor git yol al.
ikinci dünya savaşında türkiye almanya ilişkilerini dahi bilmiyorsan öğrenmeye rusya ve müttefiklerin türkiye'ye neden nota yolladığını araştırmakla başla.
ben açayım da gayet açık. köy enstitülerinden haberin yok galiba? köy enstitülerine girebilmek için öncelikle köylü olmak gerekir ve bitirenlere 20 sene boyunca çok çok cüzi bir maaş karşılığı şark görevi zorunluluğu verilmiştir. köy enstitülerine gidenler hem eğitiliyor hem de daha kaliteli mahsül alabilmek için işi öğreniyordu. işin eğitim yanıyla uyuyan köylüler bir uyanış içerisine girince bindokuzyüzkırklı yılların sonlarına doğru bunun farkına varılmış özellikle köy ağaları ile toprak sahiplerinin köylüler üzerindeki baskıları meşrulaştırılmış ve köy enstitüleri komünizm yuvası olmakla suçlanarak kapatılmıştır.
yaşına bakıyorum henüz çok gençsin yani geç değil birşeyler öğrenmen için. kemalizm kafana öyle bir işlenmişki sorgulanamaz olarak görüyorsun ve çok boş konuşuyorsun. ibonun yazdıklarını sorgula ama bunu yaparken kemalizmide sorgula. ama şu karşındaki adamı da tanı. fikirlerim uyuşmaz ama fikirleri uğruna, dünyayı değiştirmek uğruna birşeyler yapmayı denemiş ve buna karşılık kemalist rejimin koruyucuları tarafından vücudu parça parça edilerek vahşice öldürüldüşse bu onun şu yazdıklarındaki haklılığının göstergesidir. ölümüne intihar denmiş kimse bilmeden üzeri örtülmüştür.
|
Hani Köy Enstitüleri'nden dalinca onlari elestireceksin sandim ama benim kadar olmasa da ve "egitim yaniyla uyutuluyor" diye dünyanin en anlamsiz sözünü etsen de senin de bir parca savundugunu görmem ve en azindan tartisacak ortak bir paydamiz olmasi güzel ama Köy Enstitüleri'nin kapatilmasinin nedenini cidden Kemalizm'de ariyorsan Kemalizm anlayislarimiz arasinda ciddi bir fark var demek ki. Isine geldiginde M.Kemal'i suclamak, isine gelmedigindeyse isi genellestirip Kemalizm kavramini ortaya atmak zaten son yillarda bayagi moda oldu. Zaten Kaypakkaya'nin öldürülüsünü de Kemalist rejime baglaman, senin de en az onlar kadar bu kavram kargasasinin icinde kayboldugunu gösteriyor. Kemalist rejim olarak yerlestigini iddia eddigin rejimin esamesi hicbir zaman okunmadi 38'den sonra. Özellikle de 50'den sonra tamamen ici bosaltildi. Senin bu mantiginda tüm ihtilallerin sorumlusu da, ihtillaller sirasinda en cok katledilen kesimden olan Kemalistler'dir simdi kesin..
"Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." diyen bir adama ya da onun fikirlerini savunan Kemalizm'e sen tutar da ölümünden 16 yil sonra parti icinde ve özellikle disindaki kibarca "muhafazakarlarin" secim derdiyle icini bosaltip kapattirdigi cumhuriyet tarihinin en büyük egitim projesinin kapatilisindan sorumlu tutarsan sadece komik duruma düsersin. Hani halkin dini ve milli duygularinin sömüren/kullanan ve halkin egitilip bilinclenmesini kabul edemeyen ve sikistiklarinda M.Kemal lafini agizlarindan eksik etmemelerine ragmen ondan en cok nefret eden bu fasistleri degil de arayip Kemalizm'i mi buldun bula bula? M.Kemal'in fikirleriyle aksini savunanlara da bunu aslinda Mustafa Kemal'den ayri tutulabilecegini söylemek ama Kemalizm'e dahil edilebilecegini iddia etmek de kolayci ve kendi icinde celiskili bir zihniyetten öte degildir..
"karşısında yer alacak fikirlerin düşünülmesini dahi yasalarla engellemiştir." Herkes daha hilafet ve padisahliktan dem vururken demokratiklesme mücadelesini baslatip kendi muhalefet partisini kendi kurduran bir liderin, bir devrimcinin ya da onun fikirlerini savunan bir akimin böylesi kaynaksiz bir itham altinda kalmasi cok acikli. Hangi yasa(lar)dan bahsettigini söyle en azindan desteksiz sallamadigini göstermek icin..
Ikinci dünya savasindaki politika da savaslardan tükenmis ve toparlanmaya calisan bir toplumun ne olursa olsun baska bir savasa katilmama politikasindan öte bir durum degildir. Bu cercevede yapilan Ingiliz ve Almanlar'la yapilan saldirmazlik paktlarini Alman fasizmine destek olarak algiliyorsan dis politika konusunda da bir takim eksiklerin oldugu kuskusuz. Tabi ki dogrulugu ya da yanlisligi tartisilir ama sembolik de olsa savas sonunda 23 subat 45'te Almanya ve Japonya'ya savas ilani da bu tarafsiz cikarciligin sonuclarindandir.. Yani illa Amerikan emperyalizm öncesi dönemi de siniflandirip Alman fasizminin icine sokma hevesini de anlamis degilim acikcasi..
Her neyse, özünde pek farkli yerlerde durdugumuzu sanmiyorum. Herkes gibi Mustafa Kemal de elestirilir ve elestirilmelidir ama tüm kötülüklerin ve fasizan tutumlarin sorumlulugunu onun adina Kemalizm'e yükleme cabasi sadece karsisinda durmaya calistigim. Senin bahsettigin katliamlara, cinayetlere, asilmalara senden cok ben karsiyimdir ama sorunun adina Kemalizm demek cok hosuna gidiyor ne yazik ki senin ve bazi "sol" cevrelerin. Hani 80 yil öncesinin ümmetci zihniyetinden kurtulma cabasini ve bastan asagi yenilenmeye calisilan bir devlet kurulurken SSCB'de ya da herhangi baska bir devlette oldugu gibi eksik ve yanlislar mutlaka olmustur ama zamanin ve halkin sartlarini hic dikkate almayip bugünün ya da baska devletlerin sartlarini düsünüp de olmayan bir isci sinifindan devrim olmamasindan ve sonrasinda olusan bütün yanlislardan fasizan ve ümmetci zihniyeti degil de ölümünden sonra ici bosaltilip uygulama sahasi bulamamis Kemalizm'i sorumlu tutmaniz ayristigimiz en büyük nokta. Herseye ragmen benim ve eminim ki kendini solcu ve Atatürkcü/Kemalist olarak tanimlayan herkesin asil kavgasi sizlerle degil 70 yildir Türkiye'nin demokratiklesmesi önündeki en büyük engel olan iktidardaki fasist beyinlerle ve yarattiklari cahil toplumun bilinclenmesine karsi oldugunu belirtmek isterim. Saygilarimla