Hayır yazılanın sonu ya da başına göre değerlendirmedim, genel olarak başını da sonunu da ortasını da kabullenmiyorum. Bütün bir yazı yazmak yerine yazınızdan değerlendirme yapayım beraber görelim o halde.
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı
İlki biraz düz mantıkla yazıllmış bir yorum oldu. Her ülkenin bizde olduğu gibi bütün sağlam erkeklerin çıkıcak olası bir savaşta koşulsuz sualsiz askere götürüldüğü yanılgısına kapıldım. Ama arifim heryerde öyle olmadığını hatırlattı. Almanya'nın gönüllü/profesyonel askerleri vs..
Bakın bu ülkenin askere alım koşullarının ve yönteminin doğru olduğunu savunmuyorum.
Yukardada bahsedildiği gibi bir çok nedenden ötürü askere gitmeyi reddetme, kaçma durumunda mahkemelerde yargılanıp hapse atılmak.. Böyle bir sistem utanç verici, diktatörce.. Böyle bir sistemde; Askere götürülmek istenen kişinin düşüncelerine bakmaksızın, zorla, aksi hali suç kabul edilen bu sistemde vicdani ret hakkını kullanmak isteyip tüm bu zulümlere katlanmak ya aptalcadır, yada cesurca.. İkisini ayırt etmek zor.
|
Baskılar karşısında fikirlerin savunulması ne zamandan beri aptallık olarak nitelendiriliyor, bunu nasıl düşünebilirsiniz ve sebepleriniz neler? Daha önce de korkak olarak nitelendirmiştiniz. Bu iş bu kadar basit mi yani ya cesaret ya aptallık diyebilmek?
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı
Vicadni ret hakkını kullanmak isteyebilirsiniz, ama önce sistemi değiştirip bu hakkı kabulettirmek zorundasınız.
|
Sistemi koyanların hiyerarşisi altında sessiz kalarak sistemi değiştiremezsiniz.
Tepki göstermek yerine sisteme uymak aksine sistem ile bir sorununuz olmadığı, onu kabullendiğinizi gösterir.
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı
Savaşı sevmek, isteyerek katılmak için dediğiniz gibi kana susamış psikopatik insanlar olmamız gerekir. Ama biz değiliz. Öldürmeyi sevmiyoruz. Öldürmeyi isteyerek yapamayız.
Doğrudur haklısınız. İnançları gereği savaşmayabilir, dünya görüşü farklıdır. vs.
Dediğim gibi ilk yorumum düz mantık oldu.
|
Ben böyle bir şey demedim. İnsanlar din ve vatan gibi sahte değerler ile kandırılarak cephelere sürülür ve birileri kazanırken birileri hayatlarını kaybeder. Savaşlar psikopatlık ya da kan dökmek için değil çıkar meseleleri üzerine kuruludur.
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı
Örneğin:
Ülkemizin dünya görüşü insancıl, öldürmeyi ve bunun için eğitim almayı kabul etmeyen, savaşı reddeden bir çoğunluğu olduğunu düşünelim. (Ne güzel keşke olsa ) Ve zaten ülkemizde Almanya'da olduğu gibi gönüllü yada profesyonel asker yok.. Normalde olduğu gibi zorla değil ama her erkek askerlik eğitimi almaya gidebilsin. Bunun yanında birde vicdani ret hakkımız olsun.
Şimdide Ülkemize bizim gibi düşünmeyen, barbar, kana susamış, vahşi bir başka ülke tarafından savaş açıldığını düşünün. Nedeni ne olursa olsun...
E bizde savaşmak yerine oturup medenice konuşmak istiyoruz düşüncelerimiz gereği. Ama yok, bu vahşi ülke hemen sonuç istiyor, gücü olmayan bir ülkeyle niye konuşsun.. Zaman harciyacağına yakar yıkar alır ülkeyi..
Neyse düşman askerleri kapıya dayandı. Bizde ülkemizi savunmak istiyoruz haliyle. Ve halkın erkeklerini askere, savaşmaya çağırıyoruz zorlamadan. İsteyen gelir. İstemeyen insani hakkı olarak ret eder.
Vahşi ülkenin askerleri bizim ülkenin askerlerinden çok çok fazla olsun. Yada bizimkisi çok çok az.
Askeri gücümüz zayıf ve yok oluyor. Ülkemiz yavaş yavaş elden gidiyor. Vicdani hakkını kullanmış olan çoğunluk hala haklarının arkasına saklanıyorlar. Ülkesinin zor durumda olduğunu gördüğü halde kılını bile kıpırdatmayacak retçilere diyorum bencil ve korkak diye. Lütfen yine yanlış anlamayın... Bütün retcilere demiyorum. Retci olsada cesur, ülkesini sevenler var. Retci olmak demek savaştan, ölümden korkan demek değildir; Savaşı sevmemek, öldürmeyi kabul etmemek demektir. Korktuğu için istememekle, yapabileceği halde sadece istememek.
Bahsettiğim bu örnek ülkede ikinci istemeyenlerden olan retçiler zaten savaştadır...
Bu örnek ülke ve bizim ülkemiz arasındaki fark ne? Biri askere zorla almıyor, çoğunluk insancıl, retçi. Bizimkisi ise zorla askere alıyor, ve çoğunluk zaten asker doğduğunu idda ediyor.
Sizin istediğiniz sistem örnekteki ülkenin sistemi: Zorla olmasın, istemeyen gitmesin askerliğe. Zaten çoğunluk kana susamış, giden gitsin savaşsın, adam öldürsün... fln.
Size şunu söyliyim.
toplumun ne düşündüğü kesin bir kriter olamaz.
Hiç bir ülke halkının ne düşündüğü gibi bir değişkene bel bağlamaz. Almaya'ya bakın vicdani ret hakkını vermiş halkına, ama aynı zamanda işini sağlama alıp askerliği paralı yapmış ve profesyonel asker yetiştirmiş. İsteyen girer yada okulunda büyüyüp profesyonel asker olur.
|
Asıl siz beni anlamadınız galiba; paralı ya da profesyonel askerlik sistemine de, her türlü militarizme de karşıyım. Hiçbir ülke için kılını kıpırdatmayan o korkağım ben. Ulus ya da vatan düşüncesine karşıyım, hiçbir ülkeyi sevmiyorum. İnsanlar uluslar kurup dünyayı sınırlara böler ve sonra onu birbirlerinden korumak ordular kurup silahlar üretirler. Sonuçta silah üreticileri, komutanlar ya da şehit olacağınızı söyleyen din adamları değil, suçsuz ve kandırılmış insanlar kaybeder. Gözlerini açmak yerine vatan millet hikayelerine kanarak militarizme destek verenler olduğu müddetçe sistem falan değişmez. Hangi güruhun aptal ya da zeki, korkak ya da cesur olduğunu bu bağlamda değerlendirelim, kananlar mı uyananlar mı?
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı
Bitiriyorum:
Önce sistemi ikna edin. Değişmesini sağlayın. Bu sistem değişmeden vicdani ret hakkına iyi gözle bakılmaz hatta tehlikeli sayılır.
|
Sistemi sisteme dahil olarak değiştiremezsiniz. Önce sistemin karşısında durun ki sistem bocalasın. Vicdani ret düşüncesine iyi gözle bakılmamasını bütün olarak sisteme değil, sistemin öğüttüğü gözü kapalı bireylerdir. İnsanlar din, vatan, milliyetçilik gibi sahte anlamlar yüklenmiş değerler ile kandırılıyor. Dünyayı sınırlara bölüp parçalıyorlar ve cepheye sürdüklerini aynı şeyle kandırıyorlar; vatan! Her alçağın son sığınağı vatanseverliktir derken yüklenen değer altından insanları sömürenlere sesleniyor Bernard Shaw.
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı
Hem kendi tekil hakkınızı hemde ülkenin çoğul hakkını korumanın yollarını arayın. hem toplum olarak bir olmalıyız, hemde toplum içinde bir.
|
Kime karşı hakkınızı savunmak istiyorsunuz ki iktidara mı yoksa toplumlara mı? Toplum derken kastedilen ulus mu yoksa insanlık mı? Siz bu ülkenin haklarını düşünüyorsunuz bense insanlığın hakları ne olacak diyorum.
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı
saygılar efenim.
Gene uykusuzum kusura bakmayın.
|
Bizden de saygılar, kusurum varsa beraber bakalım.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."