Tekil Mesaj gösterimi
  #17 (permalink)  
Alt 05-09-2008, 15:30
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
non serviam non serviam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
M€M€ÑTØ MØRÍ
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 30
Mesajlar: 2,356
Blog Başlıkları: 8
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ben evet dedim. Ama:
Herkez senin gibi düşünürse... diye giden herkezin bildiği bir söz vardır.
Herkes bir savaşta vicdani ret hakkını kullanırsa(yada savaşta galip gelmemize yetemiyecek kadar az asker kaldıysa) o savaş boku bokuna kaybedilir.
Diyebilirsiniz ki çözüm savaş değil, medenice konuşmak, anlaşmak vs..
Tabi ki çözüm savaş değil ama çıkarları için ülkemizi yok etmek isteyen bir başka bir ülkenin tek çözümü savaş olabilir. Siz daha iki kelime konuşmaya başlarken yumruğu atıverirler. Askerlerimizin çoğunluğu vicdani retci olup savaşa katılmamayı seçtiyse, ülkemiz yıkılması kolay kumdan bir kaleye dönüşür.
Ayı bir kıro kaba kuvvetle sizi yerinizden etmek istiyor. Yerinizde kalabilmenizi bu kıroyla kavga etmeden medenice konuşmak mı sağlar, yoksa kıroya kıroca karşılık verip kıronun bizi yerimizden kaldıramıyacağını anlamasını sağlamak mı?
Vahşi bir hayvanla insanca mı konuşursun hayvanca mı?

Peki neden evet dedim?
Ülkenin başındakilerin bencilce kendi çıkarları için seferberliğe çağırıyorsa ben boşu boşuna ölmeyi yada sakat kalmayı istemem (ABDnin ırak operasyonu). Ama ülkemi savunmak için, bir sonraki nesiller için savaşa katılırım.
Böyle bir durumda vicdani ret hakkını kullanmak sadece bencillik ve korkaklıktır.
Neyin tarafında ya da karşısında olan bir savaştan bahsediyorsun vasko, kimin askeri olmaktan? Kafanda bir ulus düşüncesi varsa tabi ki bunu anlayamaz, bencillik ve korkaklık olarak görürsün. Vicdani ret milliyetçilerin, ulus vatandaşlarının yorucu ve angarya olduğu için keyfi reddettiği bir eylem değil, dünya vatandaşlarının öldürmemek ve öldürmeye alet olmamak adına aldığı bir karardır. “Var olmak için karşıdakini öldürmek gerekiyorsa ben yokum” diyebilmektir. Senin savaş altında olan da savaştığın ülkeden olan da bu kararı alabilir ve bu korkaklık değil, cesaret gerektiren bir seçimdir.
İnsanca eylemlerden bahsediyorsun peki o halde kaba kuvvet kullanarak benden askerlik yapmam isteniyorsa bunun insanca olduğuna inandırabilir misin beni?

“Ama ülkemi savunmak için, bir sonraki nesiller için savaşa katılırım. Böyle bir durumda vicdani ret hakkını kullanmak sadece bencillik ve korkaklıktır” diyorsun. Evet, cahil toplumlarda aynen böyledir vicdani reddin tanımı: korkaklık.
Bir düşün bakalım uzun(16 ay) ya da kısa dönem(beş ay) askerlik yapmak mı yoksa minimum iki ila dört seneden başlayan sürelerde askeri hapishanede yatmak mı daha çok cesaret ister? Savaş hallerinde ise reddin cezası çoğunlukla idamdır. Bencillik ve korkaklık olan senin ülken için savaşman ve öldürmendir. İnsanlığın değil, kendi çıkarlarını, ülkenin çıkarlarını kolluyorsun. Bunun için savaşı ve öldürmeyi bile mûbah görüyorsun.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla