Tekil Mesaj gösterimi
  #12 (permalink)  
Alt 04-09-2008, 20:26
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
alchemy alchemy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
Ben şahsen kapitalizmin çökeceğine inanmıyorum. Dünya yokolabilir de ondan çöker ancak.

Kapitalizmin insanın "sahip" olabildiğini farkettiğinden bu yana şu veya bu şekilde hüküm sürmesi ekonomik değil varlıksal bir gerçek zira bence. İnsan egosunun, çiğ ve ıslah edilmemiş, zaman zaman vahşi ve aymaz insanın egosunun ürünü olan bir sistemdir kapitalizm ve en geniş insan kitlesinin egosuna aynı anda hitap edebilen bana göre gelmiş, geçmiş ve de gelecek tek sistemdir. Diğer -izmleri ya insan egosunun çok daha barbar ve yokedici versiyonlarının ya da tam tersi, neredeyse pratikte akla hayale sığmayacak kadar ütopik ve dolayısyla rasyonel olarak eksik taraflarıyla yine egonun sonucu olan nevrozun dünya hayatındaki, pratikteki izdüşümleri olarak görüyorum (zaten iki grup da bu denli aşırı uçta ve realizmden uzak olduğu için bir türlü süregelemiyor ya da hiç hayata geçirilemiyor). Kapitalizmin çökmesinin anahtarı insan egosunun ıslahında yatmaktadır. Ama kapitalizm bunu çok daha evvelden keşfetti zaten. O nedenle yukarda bahsedildiği şekilde uyku ilaçları ve lolipop şekerleri fazlasıyla mevcut çoktan. Egonun ıslahı ise bence sadece IQ geliştirmekle kesinlikle olmaz, her ne kadar bu gerek koşul ise de yeter koşul değildir. Mevcut potansiyelini kinetiğe çevirebilmesi için insanın her şeyden evvel kendisi, sonra da yaşamını ilgilendirebilecek herşey hakkında olabildiğince ve objektif olarak bilgilenmesi, sonra da bunlar eşliğinde bilinçlenmesi şart bence. Ve "ölüm nevrozundan" sıyrılması : nihayetinde her an, her yerde ve her şekilde ölebiliriz, o nedenle dünyasal debelenmelerimizin anlam ve amacı ancak bir yere kadardır. Kollektif mutluluk ve refah olmaksızın bireysel mutluluk ve refah olamaz şeklinde. Kapitalizm bunu da gördü, o nedenle aslında bir yanıyla tam da bu yaklaşımı aşılamaya çalışan din olgusunun, ,insan egosunun karanlık yanına hitap eden kısımlarını çok fazla başarılı şekilde kullanıyor. Bu aslında münferit olarak bizim kendi kendimize yaptığımız şeyin çoğula ve sisteme vurumu gibi: aslında uzlaşma, karşılıklılık, dürüst diyalog ve kin/hırs/kibir gibi bilinçaltı takıntılarından kaynaklanan olumsuzlukları yenmek sözkonusu olsa, hepimizin şikayet edip durduğu ilişkiler gül bahçesi şeklinde de olabilir, ama bir türlü olamıyor nedense... Bu site için çok fazla "çiçek böcek"vari bir söylem olmuş olabilir; ama ben şiddet içersin (ki aslında bu yol seçilecekse şiddet işin olmazsa olmazıdır ve buna soyunan sistemler de bunu inkar etmezler) ya da içermesin, sonuçta darbe şeklinde gelecek hiçbir devrimin ya da bu tip bir hareket girişiminin şansı olacağını sanmıyorum. Birincisi yukarda saydığım neden(ler)den ötürü; bu bilinç kitlelere yayılmadıkça, sadece tepeden gelecek yönerge ve tasarımlarla bu tip bir dönüşüm gerçekleştirilemez. İkincisi, bu tip bir dönüşüm dünyada global halde olmalı; yani üç beş ülkenin bu noktaya, bilince gelmesi ile olacak şey değil, çünkü kapitalist başka devlet ve devletleri de aşan güçlerle sarılılar. Kapalı bir ekonomi olup dışarıya muhtaç olmadan kendi yağlarıyla kavrulsalar bile, birileri bir "büyük bilmemne projesi"ni çoktan dizayn edip hayata geçirmek üzere, gözünün üstünde kaşın var diyerek onları işgal edebilir...

Yani kısaca, istatistiksel olarak bakılırsa, nihayetinde olanaksız değil (probability) , ama... olacak gibi (likelyhood) de hiç değil...!


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor

Konu alchemy tarafından (04-09-2008 Saat 20:31 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla