Sakin

Anarşizm istediğimi yapayım, istediğim şekilde davranayım demiyor
e.deniz . Basitçe izah etmek gerekirse; anarşizmde dikkat, otonomi(özyönetim), gönüllülük ve dayanışma vardır. Eylemler keyfiyete dayanmaz. -Çokları gibi bunu “Vandalizm” ile karıştırıyorsun sanırım-
İktidar sömürü unsurudur. Düzenler ve düzer(sömürür). Günümüzde üzerinde değer yazılı levhalar için savaşıyoruz. Anarşizmde ise iktidar değil toplum var. Bütün amaçlar insanidir. Gereksiz kısıtlamalardan ve bürokrasilerden oluşan din, devlet ya da ulusların değil, insanların çıkarları korunur. Devlet baskı ve şiddet aracıdır, oportünist bireyler yetiştirir.
Godwin’in de dediği gibi; özünde mükemmel olan insan doğasını devlet ve kurumları bozmuştur. Yasalar toplumun değil, sömürgeci sınıfın, iktidarın çıkarlarını gözetir. En basitinden toplumun alt tabakasından bir birey SSK’da ne kadar acil de olsa bazı işlemler için ancak aylar sonraya gün alabiliyorken ya da resmi bir işini halletmesi gerektiğinde türlü bürokrasi çeşidi ile uğraşmak durumunda kalıyorken aynı durum üst tabaka için söz konusu dahi olmuyor.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."