
03-09-2008, 13:40
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 199
|
|
Hiç unutmadığım bir anımı anlatmak istiyorum.
Bundan bi 10 11 sene evvel İspanya'daydık. Orda ilkokul 1'e gidiyordum. Türkiye'ye geldiğimizde tekrar 1. sınıfı okumak zorunda kalmıştım... Herneyse..
Güzel bir evimiz vardı. Kendime ait yatak odam vs..
Kedi de besliyorduk. Ozamanlar kedilere karşı şimdikine kıyasla pek nazik olmadığımı hatırlıyorum: Kedinin bıyıklarını keserdim, etrafta sarhoş gibi dolaşırdı Ve anlatmak istemediğim, düşündükçe kendimden tiksindiğim bazı şeyler... (Çok abarttım aslında )
Bu kedi her gün gece yatağıma gelip benimle uyumak isterdi. Bende sinir olurdum, ensesinden tuttuğum gibi fırlatırdım kenara. Ama kedi vazgeçmez ve tekrar tekrar yanıma gelirdi, bende fırlattıkça fırlatırdım. Bir kaç bu böyle devam etti.
Bir gece kedi herzamanki gibi gece yanıma gelmeye çalıştı, bende herzamanki gibi fırlatı vermiştim. Ama kedi bir an için yatağa çıkmayı kesti ve dik dik bir yere bakmaya başladı. Neresi olduğunu hatırlamıyorum, yüzü benim tarafa dönük gibiydi.
Kedinin vazgeçtiğini görünce bir oh çekip sırt üstü, ellerim yastığın altında bir iki saniye uyumaya hazırlandım.
O saniyelerden sonra omuz kasımın birisi tarafından sıkıldığını hissettim.
Hani olur ya, arkadaşınız elini omuz ile boyun arasındaki damarlı/kaslı mesafeye koyar, ve sıkmaya başlar. Pis acıdır. Yada ağrı...
İşte aynısı o gece ben sırt üstü yatarken başıma geldi.
Omzumu sıkıldığında, sıkanın elini, parmaklarını hissetmiştim.
Kıpırdamadım.Acımıçtı ama ben hiç acımamış gibi tepki göstermiştim.
Hala yüz üstü yatarken omzumu sıkanın babam olduğunu düşündüm.(Niye bilmiyorum )
Ve "Yaa baba yapma yaa" gibisinden söylendim ve arkamı döndüm.
Gördüğüm şey ne babamdı, nede kim yada ne olduğunu bilmiyordum.
Çok ayrıntılı değildi ama seçiliyordu nasıl birşey olduğu.
Siyah ve kısa saçlı, yüzü bembeyazdı, yüz hatlarını seçememiştim. Yüzü yok gibiydi.
Beyaz bir giysisi vardı. Atlet gibi birşey :P. Kolları ve elleri vardı. Ama belden aşağısı yoktu. Yatağımın üzerinde havada öylece duruyordu.
Bir şey daha vardı: Arkasında beyaz beyaz, bulanık ama kanata benzettiğim iki tane silüet.
Sonra kayboldu. Bende sanki hiç bir şey olmamış gibi geri sırt üstü pzisyonuma geri döndüm..
Kedi tekrar yanıma geldi. Bu sefer yanımda yatmasına izin verdim. Ve halada kedilerle uyuyorum
Tabi sabah olunca saf saf anneye babaya anlattım. Güldüler, ciddiye almadılar vs... Genelde anne babaların tepkileri neyse onu sergilediler. Dayımların melekti o melek, yok şeytandı bence gibisinden muhabbetleri..
Omzumu gösterdim. Geyiği kestiler. Omzumun sıkıldığını söylediğim yer kızarmıştı. Babamın anlattığına göre iki tane parmak izi olabilecek ezilme varmış.
Yıllar geçti. 17 yaşıma geldim. Dersanede arka sıralarda bir arkadaş diğerine abisinin astral seyahat kitapları alıp bir heves haftalarca bununla uğraştığını anlatıyordu.
Benimde bir kulağım onlardaydı.
Anlattıklarına göre abisi tekrar odasına kapanıp astralca seyahat etmeye çalışıyormuş. Kız banyoya giderken karşısına abisi çıkmış. Ama öyle böyle bir abi değil: Suratı ifadesiz, üzerinde beyaz bir şey, belden aşağı sıfır, ve arkasında kanatları varmış. O korkuyla çığlığı basıvermiş ve abisi yokolmuş.
Bir kaç sanişe sonra da abisi pijamalarla odasında çıkmış ve "oldu mu? oldu mu???! oldu galiba" demiş.
Bu son kısmı dinlediğimde hemen yanlarına koştum. Heycanlanmıştım. Tekrar etmesini istedim. Söyledikleri benim küçükken gördüklerime uyuyordu. Dersanede kimseye bu anımdan bahsetmemeiştim, ama bu benzerlik....
Bende kendi gördüklerimi anlattım.
Mutlu olmuştum
İşte hikayem bu. 
|