Alıntı:
müşkülpesent´isimli arızadan alıntı
Ünlü sinema dergisi Empire'ın okurları arasında düzenlediği bütün zamanların en iyi filmleri anketi oylamasında birinci sırayı almış..
|
Şaşmamak lazım. Karakterler, yorumlanışları ve akış oldukça iyi ve gerçekçi. Sadece Tim Robbins ve Morgan Freeman değil, gardiyan şefi, hapishane müdürü ve kütüphaneci mahkum da çok iyi karakterler çıkartıyorlar. Özellikle kütüphaneci yaşlı mahkumun şartlı tahliyeyi müteakip, yıllarca hapishanede kaldıktan sonra "özgürlüğe" (sahi, nedir özgürlük??) intibak edemeyip kendini asması sahnesi... hala tüylerimi diken diken eder. Tim Robbins'in resmi makamlara bıkıp usanmadan yazdığı deli edici mektuplar sayesinde hapishane kütüphanesini adam edişi, eli kanlı gardiyan şefini resmen aklı ama en çok deli bilinçlilikteki cesaretiyle altedişi, hapishane avlusunda bulduğu taşlardan sürekli heykelcikler oyması da ilk akla gelenlerden... Oysa Robbins (Dufraisne) tüm bunları, birbirinden ne kadar alakasız gözükürlerse gözüksünler, aslında hapishane müdür ve tayfasını altetmek ve hapishaneden kaçmak için (hem de kaçarken, yapılan onca haksızlık ve insanlık dışılığa cevaben, "hamuduyla götürmek için")için, çok büyük bir sabır ve titizlikle, ve elbette ki zeka ile birer birer senaryolayıp hesaplamış meğer... Kısaca defaatle seyretmekten bıkmayacağım, tüm zamanların en iyi filmlerinden biridir. Teşekkürler hatırlattığın için...
Bu arada senaryonun üzerine inşa edildiği kitabın S.King'e ait olduğunu bilmiyordum... Hey "kapital", sen nelere kâdirsin...