Seni seviyorum dedirten durumlar oldukça benzerdir, istisnalar olsa da:
Sevgilinin hediye alması, kredi kartı borcunu ödemesi, frambuazlı pastanın son dilimini ayırması, arabanın deposunu doldurması, güzel bir yerde akşam yemeğine götürmesi, Avrupa'ya tatile götürmesi, kahve ısmarlaması vs. vs.
Düşününce ne enayi sevgiliymiş bu diye düşünülebilir, evet biraz enayi aslında fakat sevgili bu binlerce ytlyi ne için harcıyor? Sevgilisini mutlu etmek için. Neden? Çünkü mutluluğu, onun mutluluğuna bağlı. Sevgi böyle bir zayıflıktır işte. Evet adama bencil diyebilirsiniz, çünkü amacı sevgilisini mutlu edip, mutlu olmak. Fakat sırf mutlu olmak için bu kadar fedakarlık yapılır mı? İşte burada ilişkideki asıl bencilin karşıdaki olduğu açık.
İşte tüm bunlar gözönüne alındığında evet sevgi bencilliktir, asıl amaç kendini mutlu etmektir. Ama kendinizin nasıl mutlu olduğuna, sevgilinizi nelerin mutlu ettiğine dikkat edin. Çünkü değişmez kural varsa şudur: Marjinal maliyet her zaman artar. İlk başta çayla mutlu olan sevgilisi, bir dahaki sefere yanına simit isteyecektir.
Gülüşünüzle, dokunuşunuzunla mutlu edebileceğiniz sevgili varsa kaçırmayın derim.
Bu sefer artan marjinal maliyetin hoşunuza gideceği kesin.
Günümüzde maalesef sevgi için insana değil, üzerindekilere bakılıyor. "Yanımda gezdirilir mi bu" "Ortamda havam olur bununla çıkarsam" gibi düşünceler hâkim.
Şimdi böyle bencillikler varken, boğazı seyrederken elini tutunca bana gülümseyen, mutlu olan sevgiliye bencil diyemiyorum. Hiçbir sebep yokken, öylece otururken "seni seviyorum" deyip boynuma sarılan, sırf yanında olduğum için mutlu olan sevgiliye bencil diyemiyorum. He tabii öyle bir insan yaşıyor mu orası da meçhul. Bir şey daha kedi, köpek ve kuşun size verdiği karşılıksız büyük sevgiyi, hiçbir insan veremez.