|
Aslına bakarsanız, evrensel gerçeklik diye bir şey yoktur.. Ama bu kavram, -yani yaşam savaşı- bilimsel olarak doğrudur.
Hadi ya, bilimsel veriler mi yaşamın savaş olduğunu ispatlıyor yoksa sen, bilimsel metodlarla elde ettiğin bilgiyi tanımlayıp/ad verip ortaya çıkan duruma mı savaş diyorsun.
Bilmiyor musun, bilimin ürettiği/elde ettiği bilgiler nötrdür, sadece bilgidir,onlara anlamı senin sahip olduğun dinsel inanç ya da felsefi görüş verir.Lütfen, bilim adamı her şeyinden soyutlanarak bilgi üretir deme.O illüzyon,buna inanmamız için üretilen, bilgiye kendi çıkarları için anlam yükleyenler tarafından dayatıldı bize.
Yaşam savaşı fikrini biz icat etmedik .. Doğaya baktığımızda gördüğümüz şeyi adlandırdık, ve yaşam savaşı dedik..
Teşekkür ederim sorduğum sorunun cevabını daha önceden verdiğin için.Sadece bir anlığına sıyrıl doğrularından ve tekrardan bak.Doğru dediğin şeylerin ne kadarı doğru ne kadarı sen ona doğru dediğin için doğru(bir an olsun bile sıyrılamayacağını biliyorum doğrularına doğru demeye devam ettiğin sürece)
Koyun yıldırımdan korkmuyor muymuş .. Ben arasıra köye giderim, ama yıldırımdan veya yüksek sesli bir gürültüden korkmayan bir koyun görmedim şu ana kadar.. Varsa bilelim hangi koyunmuş o..
Koyunun korkmamasını geyiklerin darmadağın olmasıyla bağdaştır sonra koyunun korkma çeşidini tapınma yapmaması ile anlamlandır zihninde.O zaman koyunların gerçekten insanlar gibi korkmadığını!gözlemlersin.
İnsanı geyik sürülerinden ayıran ve korku durumunda ibadete yönelmesini sağlayan şey, beynidir.. Gelişmiş beynidir.. Çünkü bu gelişmiş beyin, sorunlar arasında düşünme ve çözme yeteneğine sahiptir..
Bunda ciddisin değil mi?Gelişmiş beynim geyik beyni kadar işlemiyor ve ben şartlar kötü gittiği için geyik beyinli! geyikler gibi göç edip daha yaşanılır alanlar bulmuyorum onun yerine tanrı icat edip ona adaklar sunarak onu kandırıyorum.Neolitik öncesi ya da sırasında insan sayısı da hani binlerle ifade edilmezken, geyikle birlikte göç etmiyor, pratik çözümü tanrılar üretmekle buluyorum muhteşem beynimle.Kim beyinsiz,geyikler mı insanlar mı?Hala insanlar ha.
Özelden genele eleştiri yapılabilir.. Genelden özele de yapılabilir.. Mantıklı argümanlar sunuldukça bilimsel bir eleştiri olabilir.
Bilginin bilimselliği için hangi kriteri kullanıyorsun da elde ettiğin birkaç veri ışığında yapının tamamını tanımlıyorsun?Bilimsel doğrulama yöntemi ile sınanan bilginin bilimsel olduğunu kabul eden pozitivizmin anlayışından başka, yanlışlama yöntemlerinden habersizsin anlaşılan.
Russell’ın Aborjinleri inceleyip incelemediğini bilmiyorum.. Ama ‘’insanı’’ incelediği kesin..
Russell’ın incelediği insan hangisi,neandertal mi,sapiens mi,java adamı mı?Mahallesindeki kilisenin düzenbaz papazı mı,ilk yıldırımda ödü patlayan İngiliz Protestan esnafı mı?Freud’un söylediği insanı mı?İslamın söylediği insanı mı?Bu arada ne zamandan beri dünyanın her yerinde ortak bir insan tanımı vardı da,Russell bu insan tipine bakarak dünyada yaşayan milyarlarca insanı aynı kefeye koydu?
Sahi yeri gelmişken sorayım (Russell’ın incelediği olmasına gerek yok) İNSAN nedir,elinde bir tanım var mı?
Bu arada doğada saygı diye bir kavram yoktur.. Ama saygının altını bazı evrimsel kavramlarla doldurursak, anlam kazanabilir.
Doğada saygı var denmedi zaten,doğaya saygı ile yaklaşılması dendi.Saygı, geyikten beyinsizce! davranan insanın ürettiğidir ve üretilen, üretenin kendi insiyatifi ile tanımlanır/anlamlandırılır,tıpkı şu anda dünyada doğru diye dayatılan her doğru çeşidinin yaptığı gibi.Egemen söylem, tabiata düşman gözüyle bakan batılı dünya algılayışının ürettiği bilimsel anlayış değil de ,Aborjin yaşam tarzı olsaydı, bu defa, doğa ile insan savaşmaz,karşılıklı birbirlerini etkilerler denirdi.O zaman da kavramların içeriği ve altı illaki evrimsel açıklamalarla doldurulma ihtiyacı duyulmazdı.Burjuva biliminin ürettiği ile dünyayı tanımlarsan doğa elbetteki sana düşman gözükür.

Gerçek;kendi kanatlarıyla sonsuza uçan Hürr'lerindir,başkalarının malzemesiyle baraka yapan asalakların değil.
Konu Şey'ler tarafından (30-08-2008 Saat 06:23 ) değiştirilmiştir..
|