Tekil Mesaj gösterimi
  #13 (permalink)  
Alt 27-08-2008, 22:31
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
alchemy alchemy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Enfeksiyon'un yazdıklarına bir kadın olarak neredeyse tamamen katılıyorum. Ve ben de vurgulamak istiyorum bu ülke kadınının kolaycılığını, hatta aptallığa gönüllü yatkınlığını. Bir adım dahası var, kabullenmek zorunda kalan kızların da ezen erkeklerin de yetişmesinde annelerin payı büyük. Ayrıca zavallı kadınlar eziliyor, dokunmamak, sert yapmamak lazım diye yaklaşan bir düşünce tarzını ve yaklaşımı da ben anlayamıyorum. Hiç özeleştiri yapamayacak mıyız biz? Neden ille de gerçekleri aşırı yumuşatarak vermek gerekiyor, aşağılık kompleksimiz mi var? Burada genelleme yapılıyor, buna töre cinayetine kurban gidecek kadar mal muamelesi yapılan kadınlar kadar elinde üniversite diploması olan kadınlar da dahil. Ve asıl soru, bilinç düzeyi yükseldikçe kadınların ne yaptıkları sorusunda yatıyor. Pek çoğu ne kendilerini sömüren evliliklerinde haklarını savunmak için mücadele ediyor, ne de eğer boşanıyorsa, boşandıktan sonra başta anne babanın olmak üzere çevrenin "iffet" baskısına tam anlamıyla göğüs gerebiliyor. Çoğu hal-i hazırda sahip oldukları koruma ve güvenceyi kaybetmemek için beter muamelelere "katlanarak" kendilerini acındırırken aslında sadece ödenecek bedellerden kaçıyor ama üstüne bir de ağlak ve duygu sömürüsü yapıyor. Ben 41 yaşında ve şu anda cefasını çekerek sefasını sürdüğüm haklarımı bana yöneltilen orospu, rezil, sefil, edepsiz, pislik vs vs şeklinde pekçok sıfatı en yakınlarımdan duymak ve de fiziksel/psikolojik pek çok baskıya hatta şiddete maruz kalarak elime aldım. O nedenle, özellikle de genç kuşakların, orda burda okudukları yazıların ve duyduklarının etkisinde kalıp aşırı heyecanla ve hele de kendilerini gösterme çabası içinde şablonik çıkışlar yapmadan evvel mümkün mertebe daha geniş açılı yaklaşımlar için tasavvur sınır ve koşullarını zorlayabilmelerini diliyorum. Biz cahil kalınması için her şeyin yapıldığı bir korku ve baskı kültürüyüz. "Naapalım yani" deme kaderciliği lüksümüz yoktur. Kişisel haklarımızı devrimle ele geçiremeyeceğimiz bence son derece aşikar. O nedenle koşullar çok kötü diyerek durumu kabullenmece yerine herkesin daha fazla manevra alanı için payına düşeni yine kendisi için yapması gerekiyor. Tüm bu kendisi için yapılacak olanların toplamı ise münferitlikten çıkış yolunda küçümsenmemesi gereken bir yaklaşımdır. Yoksa öbür türlü sadece konuşulmuş olmakla kalınacaktır. Yani bir nevi kendi kendini tatmin...


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor

Konu alchemy tarafından (27-08-2008 Saat 22:33 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla