Tekil Mesaj gösterimi
  #12 (permalink)  
Alt 27-08-2008, 18:03
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
alptraum alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Nerden: Gurbette
Mesajlar: 117
Insanin muhtacligi Anne karninda basliyor. 9 Aylik bir sürecte ve sonrasinda. Günesin hergün dogmasi ihtiyacindan degil ama insanin günesten hergün yararlanmasi ihtiyacindan ve kainatin tüm nimetleri insanin yasamasinda ve rahatliginda bir ihtiyaci oldugunu görüyoruz.

Insanin bilgi edinmesi muhtac olmasindan kaynaklanirken, bilginin insana hicbirsekilde ihtiyaci olmadigini görebiliriz. Insan bilgiyi ögrenmesede onda bir hal degisiklik yaratmaz onun kademesini düsürmez ya da yükseltmez. Bilgili bir insan ile bilgiyi almayan insan arasinda farkliliklar vardir bu da ihtiyaca isarettir.

Zümer 9 da “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Diyor yüce yaratici. Ibadette bir bakimdan bilgi gibidir. Ibadet insana muhtac degildir aksine insan ibadete muhtactir. Yine Allah-u tealanin birbirinizi sevin,kötülük etmeyin,calisin... gibi söylemleride bizi bu noktaya getirip sunu dedirtemez"benim birini sevmemi neden söylüyorsun buna muhtacmisin ya da calismami neden istiyorsun buna muhtacmisin bu tanri olamaz" Iste bu söylemlerde bunun vesilesi ile kaybolur gider. konuyu biraz daha acarsak

Gözün yaratılışında görme vardır, ona görmenin emredilmesi ne ise, insana ibadetin emredilmesi de onun gibidir. Şu farkla ki, bu ikincisinde insan iradesi devreye girer. Dünya imtihanının bir gereği olarak, insanoğlu kendi fıtratına uygun hareket edip etmemekte serbest bırakılmıştır.

Bir doktor, bir hastaya bazı ilaçları mutlaka kullanması gerektiğini söylese, hasta da o doktora: Bu ilaçları benim kullanmama senin ne ihtiyacın var diyebilir mi? Hayır. Çünkü o ilaçlara doktorun değil hastanın ihtiyacı vardır. Bunun gibi ibadetlere de haşa Allah'ın değil bizim ihtiyacımız vardır.

Yeryüzünün tamamını küçücük aynalardan oluşmuş farz edelim. Bu aynaların ışık ve sıcaklığı gökteki güneşten alacakları apaçık bir gerçektir. Gökteki güneşin aynalarda yansımasında, onları ışıklandırmasında bir ihtiyacı olduğu düşünülemez. Yani güneşin aynalarda yansıyıp yansımaması bir ihtiyaçtan dolayı değildir. Yansıma hadisesi olmasa da onun ışığından, sıcaklığından, yedi renginden hiçbir şey eksilmez. Güneş, ışığı ve kütlesi ile ne ise yine odur. Yansıma olayındaki bütün fayda ve menfaat, ancak aynalara aittir. Onlar, karanlıktan kurtulup, ışığa kavuşma hususunda güneşe muhtaçtırlar. Yoksa güneş, onların aydınlığa çıkmalarına muhtaç değildir.

Bir Müslüman köyü düşününüz. Bu köyde ezan okunmasın. Hiç kimse - ne bayram, ne cuma, ne de vakit - namazlarını kılmasın. Hiçbir fert oruç tutmasın, zekât vermesin, hacca gitmesin. O köyde yaşayanlar Kur'an okumasın, haram-helâl tanımasın, farz-vacip nedir bilmesinler. Kalplerinde Allah sevgisi ve korkusu bulunmasın. O'nun nimet ve ihsanlarına karşı, hiç kimsenin hatırına hamd ve şükür etmek gelmesin...

Böyle bir köyün ahalisi, Kur’an-ı Kerim'in açtığı en geniş yola, Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayat tarzına, başta sahabeler olmak üzere bütün evliya ve asfiyaya, bütün müçtehit ve mücedditlere, müfessir ve muhaddislere ve nihayet bütün âbid, salih ve müttaki insanlara zıt bir konuma düşmezler mi?

Evet, İslâm sadece teorik ve vicdani bir sistem değildir. Kur'ân-ı Kerim'de birçok ayet-i kerimede imandan sonra hemen amel-i salih kavramı kullanılmakta ve salih amelin, imanın bir sonucu olduğu ders verilmektedir.


Genellikle Alaaddin basar yazilarindan derledigim bu kissalarda size anlamaniz acisindan yararli olur ümidiyle. Ben baktigim aynadan cevap verme mecburiyeti hissettim

Yazilan yazilardan anlamadiginiz yerleri hic cekinmeden sorabilirsiniz


Allahım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.
Alıntı ile Cevapla