|
hurly burly'den devam
Evde eddie, mickey, artie ve phil bir aradadır. Phil evlidir ve eşiyle problemler yaşamaktadır. Artie’nin şiddete olan düşkünlüğü üzerine gelişen sohbete kokain de eşlik etmektedir.
Eddie: (phil’e karşı): insanlara vurmak ya da vurmamak önemli değil, sebeplerin başka. insanlara vurmaktan çok hoşlanıyorsun.
Phil: bak, artie ile konuşmak istediğim konuda bu. Artie, bu karma yapı denen şey de ne?
Artie: mesajlarımı dinliyorum burada phil
phil: ben burada topun ağzındayım, sense lanet olası mesajlarınımı dinliyorsun? Artie, hadi ama biraz anlayış ve şefkat göster. (mickey ve eddie’nin kahkahaları) söylesene artie bana biraz daha bilgi lazım, anlıyormusun demek istediğimi? merak ediyorum bu karma yapıyla ilgili somut bilgilerin varmı? Hani bu kozmik bok, hangi prosedürlere göre oluşuyor, neye göre bana ve yaptıklarıma etki ediyor, senden rica ettiğim bu artie.
Mickey: (artie’yi kastederek) o bir Musevi.
Phil: biliyorum Musevi olduğunu, ben onunla konuşuyorum dimi. Kader hakkında konuşabilmek için insan biraz içsel bilgilere sahip olmalı.
Eddie: onların gelenekleri var phil
Phil: bu kimin umurunda. Burada geleneklerden söz etmiyorum, kozmosu diyorum, yani okuduğu bütün o kitaplarda burada bana yardımcı olabilecek bir şeye rastlamış mı diyorum. Evet artie, sen ne diyorsun?
Artie: şimdi söyleyeceğim. Bu geçmiş hayatlarla ilgili phil. Geçmiş hayatlarımıza ilişkin bir karma yapısı hanesi var. Bununda alacak ve verecek haneleri var. Olan şey de şu
Mickey: artie, biz burada mali müşavirlikten söz etmiyoruz.
Eddie: bu tür gerçekçi konuştuğunu düşünüyorsan konuya uymuyor
phil: bakın şimdi öyle umdum şimdi, o Musevi biliyorsunuz, belki dedim ailesinde bu konuları derinlemesine kurcalayan çatlak bir orospu çocuğu olmuştur da bana bir ışık tutar anlarsınız işte. Mesela konuşunca karma, kader, yıldızların sırları konusunda herkesi susturan biri falan.
Mickey: ne oluyor görüyormusun düş kırıklığına uğrattın, ona gaz verdin ve bıraktın halbuki adam hayatının kritik kavşağında
Artie: e ne olmuş, kim değil ki
Eddie: çocuklar, sizin becerme vaktiniz gelmiş
Mickey: ama senin gelmemiş, öyle değil mi he
Eddie: hayır, çünkü ben hala anlamlı bir ilişki sürdüyorum.
……………………………….

Das macht uns arm bei allem Reichtum, daß wir nicht allein sein können, daß die Liebe in uns, solange wir leben, nicht erstirbt
İşte bu, dostum! Bu, bizi bütün zenginlikler içinde yoksul kılan: yalnız olamamamız: içimizdeki sevginin, yaşadığımız sürece, ölüp gitmemesi.
(Johann Christian Friedrich Hölderlin)
Konu loszeit tarafından (25-08-2008 Saat 21:48 ) değiştirilmiştir..
|