|
kutsal damacana'dan
peder kahvede nasıl $eytan cıkardıgını anlatmaktadir;
o zamanlar papaz degilim, acıdım kızın haline, aldim elime kutsal suyu, verdim kutsalı, verdim kutsalı! bir sağdan veriyorum kutsalı bir soldan veriyorum, arada bir de haç cikartıyorum. sonunda kızı $eytandan inci gibi tertemiz cektim aldim arkada$!
bir sahnede de Fikret (Şafak Sezer) kilise mahzenindeki yıllanmış şarapları el altından satmaktadır.
müşteri: hocam nedir günahımız ?
fikret: hocam bi 50 lik versen kafi.
müşteri: yapma be hocam. bakkalda 55 zaten bu.
fikret: lan oğlum adamı hasta etme! bu halis mulis 1973 fransız şarabı. sen kafanı çıkarttığında bunun tapasını kapatıyordu adamlar.
daha neler neler...

Das macht uns arm bei allem Reichtum, daß wir nicht allein sein können, daß die Liebe in uns, solange wir leben, nicht erstirbt
İşte bu, dostum! Bu, bizi bütün zenginlikler içinde yoksul kılan: yalnız olamamamız: içimizdeki sevginin, yaşadığımız sürece, ölüp gitmemesi.
(Johann Christian Friedrich Hölderlin)
|