Tekil Mesaj gösterimi
  #141 (permalink)  
Alt 12-08-2008, 01:50
dertsizcan dertsizcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Nerden: Bursa
Yaş: 49
Mesajlar: 13
nitimur in vetitum´un şu dediğine aynen katılıyorum; "inanmak demek kendi isteğinle hiçbir çıkar gözetmeden bir şeyi kabul etmektir."

Yunus’un dediği gibi;

Cennet cennet dedikleri,
Birkaç ağaç birkaç huri,
İsteyene ver onları,
Bana seni gerek seni.


Yine Yunus’tan :
Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir

Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür
Varuben ol gölgede, biraz yatasım gelir

Oda gölgedir deyu, ta'n eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun, biraz yanasım gelir


Benim inancım biraz bunlara yakın. Beni yaratan Tanrı’ya onu her şeyden üstün tutarak adeta aşk derecesinde bağlıyım. Bunu da her zaman açıkça söyledim. Emirlerini de onun için tutmaya çalışıyorum. (Namaz, oruç gibi) Yeterince yapabildiğimi de sanmıyorum ama hiç olmazsa yolum o istikamette, elimden geldiği kadar.
İnancım yüzünden hiç sıkıntı çekmedim. İnsanlara iyi davranmak, arkalarından konuşmamak, önyargılı olmamak beni hep rahatlattı. İnsanlara her zaman güvenmek bazen bana zarar verse de ben insanların hep iyi niyetli olduklarını düşünmeyi tercih ettim. Bu sebepten çok zaman bana affedersiniz “Aptal” dediler ama hiç rahatsız olmadım. Kendi dünyamda hep mutluyum. Art niyetli olmayı hiç düşünmüyorum. İbadetler hiçbir zaman ağırlık gibi gelmedi, vazifesini yapmış insanların rahatlığını hissettim hep.
Alchemy’nin dediği gibi
“Yanmaz mı sonra bu inananlar ("inançtan dolayı korkarak" inananlar ama) bu dünyada geçirdikleri korku ve baskı dolu yıllara? Ve hangi edim borç hanesinde, hangisi alacakta şeklinde bir mizan hesabı tutarak”
Düşüncesinde hiç olmadım. Evet bazı “mübarek gün ve geceler”de bazı kişiler yapılan iyiliklerin ve ibadetlerin kat kat daha fazla sevap olacağını söylerler. Ama hiç öyle parmak hesabı yapma taraftarı değilim.
Sanki biraz kendimi anlatmış ve pohpohlamış oldum şimdi. Aslında hiç sevmem bunu yapanları ama biraz mecburdum bunları söylemeye. "inançtan dolayı korkarak inananlar” veya “bu anlayışla inanmak tam bir acizliktir, hatta bencilliktir, sırf öbür tarafta yanmamak için inanmak” ketegorilerine girmemek için…
Tabii ki Tanrı'nın günah saydığı şeyler de yaptım. Sonuçta hatasız insan yok.
Her şeyden üstün tuttuğum Tanrım bir gün beni huzuruna alırsa ona tertemiz bir şekilde gitmek isterim.
Cehennem sadece yanmak ve ceza görmek yeri değildir.
Bu dünyada bile bir takım kirler yıkamakla, bir kısmı kaynatmakla, kimileri deterjanla ovularak, bazıları da yakılarak temizlenir.
Bazı günahlarım eğer yanmakla temizlenecekse çok rahatlıkla “Yaşasın cehennem” diyebilirim.
Onun başka işlevleri de var tabii.
Bazı kişiler insana onların cezasız kalmaması adına da “Yaşasın cehennem” dedirtir.
Hatta bir ateist arkadaşımdan işittim; “Şu insanları toplu olarak kadın, çocuk, masum demeden katleden diktatörler için bir cehennem yoksa da yapmak lazım” demişti.
Selamlar.
Alıntı ile Cevapla