"Kırgınım"
Kırgın değilim,
seni beklemekten,
seni düşlemekten,
ve sensiz geçen günlere
Kırgın değilim.
Mişli geçen zamanlara
Ki...! Bu şiir yaralı yüreğimden
Adının geçtiği her yer günlük güneşlik
Bir çocuğun sevinci, bayram yeri
Kırgın değilim,
Bizi başka zamanlara ayıran takvimlere
isyanım sensizliğe
Dinle...
Kırgınım gözlerine, hatıralarıma hep bir hüzün damlatır.
Turnalar gibi nazlı ve derin gülüşlerle.
Ölümüm olurdu sanırdım yalnızlığım
Bitecek kahırlı ömrüm, derin bekleyişlerle
Seni sevmek mevsimlerin en güzelini anlatır.
Kırgınım gözlerine,
Hatıralarıma hep bir hüzün damlatır.
Ağlatır beni bu hasret, sonsuza kadar ağlatır.
"Atlar Geçiyor"
Dilimde mavi bir türkü
Daha notalara dökülmemiş
ve yüreğimden dörtnala atlar geçiyor.
Bilinmez bir ülkeye doğru.
Ezerek yüreğimi ; Ve yasakları ülkemin,
Yakılan kitapları.
Ben kendimi, Ülkem kimliğini arıyor.
Ve yüreğimden dörtnala atlar geçiyor.
Mavi ülkemin siyah çocukları
Sabah beş vardiyasından eve dönüyor.
Bir ana elleri yüreğinde
Acı soğukluğunda, evladını bekliyor.
Yirmiyaş gençliğinde
Ak mintanım üstünde kan gülleri açıyor,
içimden dörtnala atlar geçiyor.
Eze eze sevdalı yüreğimi
Kuşatılmış dağlarımda hala çiçek açıyor.
Ve gözlerimin önünden ihtilaller geçiyor
Ülkemin hali yüreğime benziyor
Tarumar olmuş gönül bahçemde
Solmamış kumral bir gül duruyor.
Rüzgara poyraza karşı koyarak
Gözyaşlarımla suladığım
O gül hala duruyor.
Yüreğimden dörtnala atlar geçiyor.
Ben daha yürümeyi öğrendim
Beynimde tel örgüler, ayağımda mayınla
Daha daha ; Çoğaldım attığım her adımda
Ve şimdi mahmuzladım
İçimdeki düşdurusu atları
Sürdüm karanlıklara.