Tekil Mesaj gösterimi
  #17 (permalink)  
Alt 08-08-2008, 00:01
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
alchemy alchemy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Alıntı:
asibumerang´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ben kürt müyüm anne lafını kaşlarımızı indirip emrah tonunda söylersek yazının epeyce ağlak olduğunun daha kolay farkına varırız.
Sanırım aslında gülfiros'u, bunu kastetmediğim halde kızdıran, belki de üzen çıkışımın nedeni işte bu tespit.

Alıntı:
marxist´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
alchmey, senin Avrupa'da yaşadıklarını iddaa ettiklerinde cengaver gibi savaşmışsın (!) ve Kürt'lere gelip burada tüü,kaka diyosun.Orada sana yapılanlardan ders alıp Kürt'lere daha insani davranmanı beklerdim, hepimiz kardeşiz diyip sen Kürt sün demek olmaz, çelişkidir.

aslında her şey biraz da empatiden geçiyo, biraz kendini onların yerine koy alchmey; sırf doğduğu ve yaşadığı yer yüzünden kendisine önyargıyla bakılan insanların yerine koy biraz kendini.....
Aslında ben gerçek anlamda bir savaşmış sayılmam; asıl benden evvel yaşayanlarım ve bana genetik aktarımda bulunanlar öyle yaptılar...

Sevgili marxist, ben şunu diyorum; ya hepimiz kardeşiz ya da hepimiz bir taraf ve saf seçmek durumundayız. Taraf/saf seçme halini ben önermediğime göre... Aslında belki de benim tarihsel kökümün çok da farkı yok; "uzlaşmadığı" ve başka hak talepleri olduğu için mevcut iktidar tarafından ezilip kullanılmış bir soydan geliyorum. Belki de o nedenle Kürtlerin hala ezik ve mazlumda kalmalarına sinirleniyorum... Belki ilerde bir federasyon durumu gelir, ama şu anda üniter devlet altında yer aldığımız sürece, üniter devletin demokrasi anlayışıyla savrulup durmaktan başka ne yapılacak? Bu şu haliyle ancak bir güç savaşı haline geliyor, bir yanda her türlü olanağı elinde ve de negatif şekilde tutan bir taraf, öte yanda sadece nüfus çoğunluğundan dolayı (artık azınlık denilemez) bir toplumsal güç. 1. tarafın zaten başka güçler elinde bir maşa olduğu dikkate alınırsa, 2. tarafın iyice bir altküme oluşturduğu görülebilir. Zaten alt ve altın da altı kümeler halinde güya varolduğumuzu sanırken, bence sahiden de altkümelikten çıkmanın yollarını başka türlü aramak gerekir... Bu da bildik kara zihniyetlere (daha evvel söylediklerim) körü körüne tutunmaktan geçmiyor... Bu herkesi sadece karanlıkta tutmaya yarıyor; dünya üzerinde birileri maraton koşarken, biz 100 m dahi nefesimiz tıkanmadan koşamaz oluyoruz... Sahip çıkılacak şeylere de bakmak lazım...

Ve, aykırı olma durumuna gelince... Zaten aykırıyım, ve kabul edilmemenin ne demek olduğunu gayet iyi biliyorum. Zaten öfkem de buna ya: doğru bildiğimizi doğru şekilde (doğru görecelidir, duruma, zamana, mekana göre değişir, ona göre yazıyorum) ifade edemeyip üzülmek ve başımızı taşlara vurmak bana gerçekçi gelmiyor.

Ama tüm yazdıklarımın ötesinde, konu kültür sanat bölümünde olduğundan dolayı, belki de yanlış konuda bu düşüncelerimi ifade ettiğimi de düşünmüyor değilim. Yazıyı sadece edebi açıdan almak yerine, tamamen farklı bir şekilde yaklaştığım için... Gülfiros'un edebi ifadesini tartışmak ise aklımdan geçirmeyeceğim bir şey olur çünkü son derece doğal ve içten, birebir şekilde, aynı zamanda okuyucuyu içine çekecek kadar da oturduğu yerde dikilmesini sağlayan bir kıvamda yazmakta kendisi...


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Alıntı ile Cevapla