Alıntı:
neriman´isimli arızadan alıntı
Hayır şapşal falan değilsin.Aksine çok zekisin.Doğru nazım bizim şairimiz.Ama hayattayken ona bu kadar acı çektirip sonra "hadi Nazımı ülkesine getirelim de rahat uyusun" demek çok saçma.Nazım ülkesinde yaşamak,ülkesini gezmek,ülkesi için çırpınmak istiyordu.Öldükten sonra değil... Hayatı boyunca kalbi kırık yaşadı,bu saatten sonra bu kalp düzelmez, düzeltilemez.
YÖK konusuna gelince... Sahte yandaşları tartışmak çok da önemli değil.Önemli olan onlara uymamak,onların kurallarını yıkmak , hedeflerini şaşırtmak.Ve bunlar için tartışmaya gerek yok,bu bize zaman kaybettirir. Bir an önce işe koyulmalı ki hayatımızı Nazım gibi söndürmesinler!
|
1) Nazımı ben mahkum etmedim ve de ben öldürmedim. Ruhu duyuyorsa benden evvelkiler adına, eğer o isterse özür dileyeyim istersen; ama o bu kadar saçma bir şeyin peşinde olmayacak kadar derin bir adamdı.
2) Ölmüş adamın kalbi nasıl düzelecek ki zaten? "Kimbilir o şimdi nerde"? Ama ben kendi kalbimi düzeltebilirim ve de eş kuşakların ve sonraki kuşakların... Ben bana ait olmayan bir suçtan ötürü sembolik bir adalet tesis ederek vicdanımı beslerim, diğerlerine de vicdan ve adaletin, vefa içinden geçerek, ne olduğunu gösteririm böylece...
3) Sadece YÖK değil, her konuda zaman kaybedilmemeli ve bir an evvel işe koyulmalı... Ben de hemfikrim. Buralarda konuşmak zaman kaybı. Ben düşündüm düşündüm, çok pratik bir çözüm yolu bulamadım zaman kaybetmeyip eyleme geçme konusunda. Dört göz sekiz kulak bu konuda önerilerini bekliyorum. Konuşmayıp yapın demek aynı zamanda öncülük demektir... Haydi...