|
bir başka yerde daha önce yazmıştım da sayesinizde bir daha hatırladım.buyrunuz.
bana göre hümeyni yi seviyorum, atatürk ü sevmiyorum konusuyla alakalı en akılda kalan 'başıma bir iş gelmeyecekse atatürkü sevmiyorum' cümlesidir. Ve ben bu cümleni ezberlenmiş slogan olarak hep yıllardır duydum..
fakat esas soru şu...
bu slogan kimler tarafından kullanılır?
1) kullanılmışlığın alasını yaşayarak bir tür maşa pozisyondakilerin kullandığı cümle.
2) bu hataya düşürülmüş insalara deli gibi saldırmak için hatırlanacak cümle.
3) yine birşeyleri manipüle etme ve hatta oluşan gündemi daha da kanalize etmek için klasik eski teraneleri kullanmak vasıtasıyla bu zavallıları bu sloganı söyletenlerin cümlesi.
ilk ve ikinci şıklardaki insalar hep kullanılanlar cinsinden olup. zira iki tip insanıda aynı programda görmüş bulunmaktayız.
ilk malum başı örtülü kızlar. ikinci şıkdakilerse hemen yanıbaşlarında duran başörtülü birini görmekten rahatsız olduklarını ifade eden diğer iki başı açık kız.
oh ne ala. gördük biz bu filmi daha önce.
küçük bir hikaye: hatiçe akça vardı bir zamanlar. bilmem bilirmisiniz. gazetelere falan bolca çıkmıştı. yüzü pek gösterilmiyordu. ama bugun google hatiçe akça yazdığınızda deli gibi bilgiler çıkıyor.
efendim bu kızımız başını açıp aydınlık! sınıfına yükselmiş bir insan olarak gazetelerde boy boy şey edildi.
çev başkanı hala ağzı salya sümük bunun yazdığı kitapı elinde dolaşdırır.
'söyleceklerim var' kitabında kendisi dinci çevreye laflar giydirmiş ama edebi yanı kuvvetli olduğu için yetinmeyip birde aydıncı çevredeki yanlışlara laflar giydirmişti.
ama oda ne...bir bakmış aydıncı konusunda eleştirileri kitaptan uçmuş. vay anam vay.kiyamet kopmuş.
koşmuş şu gazete daha sonra bu gazeteye.
ve her defasında ne görmüş.
milliyeti bir tür olayı manüpüle etmiş.
vakit i başka bir tür şey etmiş.
yani alem şey etmiş bilmem nesinide.sonradan uyanmış. geç olmuş.
şimdi burdan anlayacağımız nedir?
kullanılma denen şey diz boyu anacım. bunu biz hep gördük. mizancısıda aynı şey derdinde. laikçiside aynı şey derdinde.
şimdi dediğim gibi birinci ve ikinci şıktaki tipler hep kullanılan şeylerdir.
ben asıl onların özel yaşantısındaki tahribatları merak ederim.
ernest hemingway okumanın zararları.
şavaşlar içinde özel küçük hayat hikayelerine takılmaktır.
ama yavrucum biz türbanlıyı konuşuyoruz da niye bu başı açık o iki hatunu konuşmuyoruz. benim gözümde kullanılmışlığın alası. ne işin var senin orda?
veya...
neyden rahatsız olduğunu söylemeni isteyen kim?
onları geçtim...
ya türbanlılar.
humeyniyi sevmek meselesini sana telkin eden kim?
aman boşverin. alışığız biz bunlara.
ben asıl onların özel hayatlarında ki aşkları merak ederim.
sevişirken acaba çıplaklığın utancı sarıyor mu onları?
sarmıyorsa.o zaman butür paradoksun varlığı onları hayatın oktancılığına sürüklüyor mu?
veya diğer başı açık iki kızın seviştiği tiplerin analarının başörtülü olma ihtimalini düşünürken boşalmada zorluk yaşıyor mu?..
ben asıl bunları merak ederim.
aman siz boşverinde.
esas şu üçüncu şıkdaki 'puştlar kim lan' diye düşünün...
butün sanal alemi olmuş entelektüel de deli gibi yazıyor şu kullanılmışların aptallığı üzerine.
ama şu kullananların zekası üzerine bir yazsak. veya düşünsek.
bu yazı bitmez.
yine birşeyleri kanalize etmek için eskilerden beri var olan slogan ezberciliğin bir başka izdüşümü.
|