|
türkiye'de sadece türbanla üniversiteye giremedikleri için; ezildiklerini, baskı altında kaldıklarını iddia eden iki tesettürlü bağyanın sevecenlik duygularının ekrana yansımasıyla ortaya çıkan söz. seviyor... sevmiyor...
bunlar baskı görmemişler. yetmişli ve seksenli yıllarda devrimciler darağaçlarına giderken, sürgünlere gönderilirken şakşakçılık yapmaktaydılar, ülkedeki huzur ve demokrasi için. şimdilerde de masumiyet duygularıyla mağduriyetlerini dile getirmekteler. peki nasıl bir dile getiriş?
tamam atatürk'ü sevmiyor olabilirsin. fakat buna dair düşüncelerini sağlam temeller üzerinde kurarsın, sonra da eleştirini ve doğru bildiklerini ortaya koyarsın. neymiş işte atatürk iyi bir askerden başka birşey değilmiş, nene hatunun başörtüsü çekilmeseymiş başından kurtuluş savaşı olmayacakmış... sütçü imam, imam değil de; sosyalist sütçü olarak anılsaydı ne kadar kahraman olacaktı bu kişilerin gözlerinde?
peki atatürk iyi bir askerden başka birşey değilse, savaştan yeni çıkmış bir ülkede sanayileşme adımlarını nasıl başardı? köy enstitüleri gibi eğitim kurumlarını oluşturmak nasıl aklına geldi? dil ve tarih kurumlarını sadece asker mantığıyla mı gerçekleştirdi?
sırf türbanı başına rahatça takabilmek adına, ingiliz ve fransız sömürgesi olmayı yeğleyen bu kişilerin; özgürlük ve bağımsızlık anlayışlarının ne olduğu da ortaya çıkmıştır. sistemden rahatsızlarsa, buyursunlar, güçleri yeterse değiştirmeye uğraşsınlar. fakat nedense ingiliz sömürgesi olmayı yeğleyecek kadar, uyuşuk ve kaderci düşüncelere sahipler. demek ki, bu bayrak ve vatan, bunlar için bir anlam ifade etmiyor. tesettür uğruna vatanı da, bayrağı da, milleti de satabilecek kapasitedeler işte.
bu kişilerin ortaya atmış oldukları bu safsatalar da, ortaya çıkan bu görüntü de; yıllardır bu ülkede bağımsızlık adına emperyalizmle savaşan devrimcileri ''terörist'' ve ''vatan haini'' olarak damgalayan zihniyete kapak olsun. bizi yeterince yaktınız, buyrun burdan yakın!
son söz;
tamam lan, sev humeynini, ama sakın o humeyni sizi asmaya kalktığında gelip sığınma buralara... de get şimdi humeyninin ülkesine. bu kadarı da demokrasi değil be!...demokratız dediysek, gel de bize hakaret et demedik ki kardeş...

katiller bile uyurken güzeldir
|