Tekil Mesaj gösterimi
  #194 (permalink)  
Alt 27-07-2008, 15:37
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
alptraum alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Nerden: Gurbette
Mesajlar: 117
Herkes her istediğini söylediği takdirde bunun adına özgürlük deniyorsa vay bu düzensizliğin haline. Herkesin bir özgürlük yormu vardır benimkisi basit döngülerdedir ve bir mahalle maçında çalım atabilmektedir özgürlük.

Bugün medya kuruluşlarının tüm insanları ürün olarak görmesinden ve yayınlanan her haberin buna bir düzen içerisinde bulunmasından kaynaklanan bir problemi hepberaber yaşamaktayız. Geçmişte daha katı kurallar olduğunu kimse gözardı edemez ve ulaşım araçlarının bu kadar hızlı gelişmesinden dolayı günümüzde tekerrür eden bu başörtü ve atatürk olaylarının bu anlatmak istediğim duruma ayna olduğu fikrindeyim. Bu rand kavgasında aslında mesele ne başörtüsü ne de atatürk. MESELE PARA. horoz dövüşüne alışkın olan bu millet ve horoz dövüşünü istemsiz sevdirmiş bir medya kuruluşu.

Bugün youtube tüm dünyada tartışılmaktadır. Sebebi ise yorumlar. Bu yorumlar özgürlüğün adı olamaz, olsa idi özgürlük kötü birşeydi diyebiliriz. Kargaşaya sebebiyet veren herşey ne yazık ki düzeni oluşturmuyor, aksine düzensizliği yaratarak gruplaşmaya sebebiyet veriyor ya da belli kesim bundan getirisini alıp düşünmeden sorgulayan kesim götürüsünü yaşıyor hep. Yine tarih buna bir örnektir. KUKLA olmayalım. Her hangi bir düşünce arkasına sığınarak eylem vari bir durumun size getirisi olmayacaktır aksine götürüsü olacak.

Tarih boyunca tüm insanlar birbirlerinden etkilenmiştir ve bu etkileşim elinde olan materyallerle hep sınırlı kalmıştır ve bu etkilesim kendisini bugün yayın organlarına bırakmıştır. Televizyonda ki bu programda oradaki bayanın başörtüsünü dine göre savunması onun alanında haklı çıkarsada evrenselliğini ne yazık ki yitirir. Sebebi ise yine gruplaşmanın olduğu bu sistemde evrensel bir mesaj verebilmektir. Peki bu mesaj nedir? Başörtüsünü takmama hürriyetinin olması ile başörtüsü takma hürriyetinin olması. İşte bugün hiçbir sosyal ,devrimci, ateist, yada dinci neye göre adlandırırsanız artık size bırakıyorum bu hürriyet noktasında heleki bu avrupaya entegre zamanında hiçbiri bunun bir hürriyet olmadığını söyleyemez ve bir ortak nokta bulunmuştur. Bundan sonra yapılacaklar ise koca HİÇBİRŞEYDİR. tarih hürriyet adına savaşlar vermiş( Bölünmeler olsada geneli bu şekilde).Savaştan kastım devletler degildir yaşayan bireylerdir. Çünkü devleti adlandırırsam çok yanılgılara düşmem bir gerçektir.

Atatürk ü sevmek yada sevmemek gibi bir kavrama sığdırmak mecburiyetinde hiçbirbireyin ihtiyacı/mecburiyeti olamaz. Bunu milyarlara duyuracaksınız ve ağzınızdan çıkacak her cümleyi iyi bilinki düşünmeden sorgulayan bir çok insana hitap edeceksiniz. Buradaki kavga/dava şahsi ise emin olunki söyleyeceğiniz her olumsuz davranış biçimi kimisini güldürecek kimisini kızdıracak. Şimdi buradaki akrep nerde siz neyi olumlu hale getirdiniz. HİÇBİRŞEYİ. Şahıslar üzerine yargılamalar kabul edilmemeli, çünkü oradaki yayın organı beyininden bir daha hiç çıkmayacak hatırlanacak davranış biçimine yansıyacak bir halka hitap ediyor. Bu halka da doğrudan nüfuz etmek isteyenler başarısını yaşıyorlar ya siz?

Türkiye çok eski bir devlet değil ve içinde savaşlar yaşayan bir devlet iken bu hal ve tavrında millete yansıması ve bu söylemler gereksizdir. Getirisi hiç yoktur dediğim gibi götürüsü boldur ve getirisi size ürün gözüyle bakan yayın organlarının işine yarayacaktır.

Madem özgür olmak istiyorsunuz madem özgürce bağırmak istiyorsunuz bu durumda özgürce duymak istemeyenlerinde hakkına girmeyin ve bu bağlamda yine bunun özgürlük olmadığını görüyoruz.

Yazıyı sonuna kadar okuduğunuzdan dolayı teşekkür ediyorum. Bir sorunuz olursa çekinmeden sorunuz lütfen.

Selametle
Alıntı ile Cevapla