|
119.aksak semai
Öyle işte. Hayat geldi gitti, geldi gitti. Gözleri bir açılıp bir kapandı. Soluk alamadığı anlar oldu. Tam kopmak üzereyken ipleri, tutunuverdi birdenbire. İpi tutuşunun hırıltılı sesini duydum. İzledim olup biteni. Kalbinin teklemelerini önce elimle, sonra hastaneden aşırdığım kulaklıkla dinledim. Sonra yetmedi, sesi yükselttim. Setin kolonlarına verdim. Dans ettim kalbin teklemeleriyle... Evet, dans ettim. Eğer ruhu da bir gidip bir geliyorsa, benim dansıma eşlik ediyordur diye düşündüm. Ruhuyla birlikte bende dans ettim. Düşüp kalkışlarına ayak uydurdum. Ritim hızlandıkça hızlandık, yavaşlayınca yavaşladık, tekleyince tekledik. Ah! Di mi ? Deli olduğumu düşünüyorsunuz. Çünkü korkuyorsunuz. Garip geliyor. Sadece ağlamamı, oturup başında ağlamamı beklerdiniz dimi oysa? "Yapacak birşey kalmadı" diyen ben miydim? Yo, hayır, ben değildim. Doktorlar öyle dedi. Yapacak birşey yok, yapacak birşey yok, yapacak birşey yok... Bu cümlelerin tekrarından iyi bir ritim çıkarabilir miydiniz siz? Ben çıkaramadım. Derin bir sessizlikten, derin bir bekleyişten başka hiçbirşey çıkaramadım. "Elimiz kolumuz bağlı." dedi doktorlardan birisi. Sanırım en genç olanı. Eve getirip onu yatağımıza yatırdıktan sonra, ben ne mi yaptım? Elimi kolumu bağladım. Somut bir sebeb bulmalıydım çünkü öylece duruşuma. Sözün anlatmak isetdiği şeyle öylece duramazdım. Sözü gerçeğe çevirmeliydim. Evet, bağladım kendimi. Gözyaşlarım dışında herşeyi bağladım. Beklemeye koyuldum, üç gün üç gece uyumadım, yemedim. Birşeyler yapmalıydım oysa. Bişeyler yapmalıydım. Çözdüm iplerimi. Öptüm onu. Öptüm, saatlerce öptüm. Saçlarını okşadım. "Gitme", diyemezdim. Gitmeyi isteyen o değildi. "Kal" da diyemedim. Hangisi ona iyi gelecekse onu yapmasını diledim. Ama gidemedi işte bir türlü. Gitti geldi, gitti geldi...
Keşke giderken yükselen ruhuna takılabilsem. Keşke ayaklarına tutunsam...
Dans.. Uyum içinde dans. Kolumu beline doladım. Gider ayak bir ruhun beline doladım kendimi.
Asfaltın üzerine düşen ben değilim. Asfaltın üzerindeki ve yatağımzdaki bedenler, o ve ben değiliz. Atladığımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Atlamadım, tutundum...
syf:35-36
"biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız... hepimiz heba oluyoruz... bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş... reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık... bizim savaşımız ruhani savaş... ve bunalımımız kendi hayatlarımız..." Chuck abi
Konu melusina tarafından (27-07-2008 Saat 00:31 ) değiştirilmiştir..
|