Samuel Johnson’un “Milliyetçilik alçakların son sığınağıdır” sözü geldi aklıma. Ne yapıyorsa vatan millet için yapan liderler var ya dünyayı parçalayan, sınırlar çizen, sömüren ve adını tarihe kazıyan ...
Ve bir de onlara inanan budalalar… Alçakları daha sonra ele alırız tabi burada konu kendini safkan Türk sanarak sömürülen budala yığınları üzerine. Kendilerinden olan kendilerini ısırıncaya kadar; en üstün, en yüce, en asil, en dürüst, en büyük savaşçı gibi vasıfları bünyesinde barındıran milletimizin şerefli koruyucuları. Amaaa devletin herhangi bir kurumunda başlarına -kendilerine göre- bir haksızlık gelmeye dursun.
Hayır safkan olsalar kaç yazar ki?
Ne bağnazlık ama
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı
Ha, Biri tekbir demiş... Burada Türklük konuşuluyor sanıyordum... tekbir ise islamda bir kavram...
|
Erdoğan hocam yazısında MHP’den dem vurunca geldi sanırım böyle bir yorum. Tekbir ve İslami kavramlar uzak değil aslında onlara. Mitinglerinde ya da Cuma namazı çıkışlarında karşılaşabilirsiniz tekbir getiren MHP kitleleriyle. Bir de arap kültürünü böylesine derinden sahiplenen ultra yüce ırkımızın nasıl, ne şekilde Müslüman olduğunu bilseler ya.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."