Asiye Zeybek Güzel ve Öyküsü
BİA Haber Merkezi - İstanbul
21 Eylül 2001, Cuma
Burçin BELGE
Asiye Zeybek Güzel, 26 Şubat 1997'de, işten eve döndüğü bir gün evinde kendisini karşılayan polislerce gözaltına alındı. İşkenceyle öldürülen Süleyman Yeter'in de aralarında bulunduğu 14 kişi ile birlikte gözaltına alınan Asiye Zeybek Güzel, 14 gün boyunca gözaltında tutulduğu Emniyet Müdürlüğü'nde işkence gördü, tecavüze uğradı. Ancak, başından geçenleri tam
8 ay boyunca hiç kimseye anlatamadı. İşkence altında bir çok suçlamayı kabul eden Asiye Zeybek Güzel önce
itirafçıların kaldığı Kırklareli Cezaevi'ne ve adli suçluların yanına gönderildi. Ailesine daha yakın olan bir cezaevine nakledilme talebi kabul edilmeyen Güzel, bir süre açlık grevi yaptı ve sonunda talebi kabul edildi. Güzel de, Gebze Cezaevi'ne nakledildi.
Yakınlara anlatılamayan tecavüz ve bir rapor
Gebze Cezaevi'nde kalmaya başlayan Güzel, ne eşine, ne ailesine ne de arkadaşlarına başından geçenleri anlatabildi. Taa ki, Ekim ayında yani gözaltına alınmasından tam 8 ay sonra görülen ilk duruşmaya kadar... Güzel burada başından geçenleri anlattı, tecavüze uğradığını söyledi ve polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Avukatları, Asiye Zeybek Güzel'in iddiaları doğrultusunda Fatih Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundular. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikososyal Travma Merkezi'ne sevk edilen Zeybek'e rapor verildi. Raporda, "Travmatik yaşantıyla (cinsel taciz, tecavüz) ilgili zihni sıkça meşgul eden düşüncelerin mevcut olduğu, travma sonrası stres bozukluğu yaşadığı ve anlatılanlardan hastanın travmatik bir deneyim yaşadığına dair kuvvetli ihtimal olduğu" belirtiliyordu.
Polisler hakkında takipsizlik
Ancak, Fatih Cumhuriyet Savcılığı, Psikososyal Travma Merkezi Başkanı Dr. Şahika Yüksel'in imzasını taşıyan bu rapora rağmen, sanık polisler hakkındaki davada
takipsizlik kararı verdi.
Asiye Zeybek Güzel'in avukatları konuyla ilgili olarak Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundu. Ancak bu itirazları da kabul edilmedi. İç hukuk yollarının tüketildiği gerekçesiyle dava, şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.
Gebze Cezaevi'nde tutukluyken, F tipi cezaevlerine karşı ölüm orucu sürdüren mahkumlara karşı operasyon düzenlendi. Asiye Zeybek Güzel, operasyon sırasında belinden ve bacağından yaralandı. Uzun süre yürüyemeyen Güzel şimdi sağlığına yeniden kavuşmaya çalışıyor.
Kitaba yansıyan anılar
Gazeteci Asiye Zeybek Güzel, bu arada pek çok aşama kaydetti. İlk günlerin bunalımından sevdiklerinin ve yakınlarının desteğiyle çıkmaya çalışan Güzel, başından geçenleri anlattığı
"Gözaltında Bir Tecavüz Öyküsü" adlı bir kitap yazdı.
Güzel'in tecavüze uğradığını açıklamasının ardından başlatılan bir kampanya sonucunda,
Cinsel Tacize ve Tecavüze Karşı Girişim oluşturuldu, bir kurultay düzenlendi. Bu kurultayda, gözaltında cinsel taciz ve tecavüze uğradığını iddia eden kadınlar bir araya gelerek sorunlarına çözüm üretmeye çalıştı. Ancak, kurultayda söz alan kadınlardan pek çoğu daha sonra "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif ettikleri" iddiasıyla yargılandılar. (BB/NU)
KİTAPTAN BİR BÖLÜM:
Yıllar boyu işkenceler içinde
İhanetler ve direnmeler içinde
Beklediler
beklediler de gelmedi ölüm
Tuttular yakasından
koydular önlerine
Konuş be ölüm
konuş dediler
Biz büyürüz
sen böyle küçüldükçe
Seninle kavgamız
insanlık tarihiyledir
Adnan Yücel
Ülkemizde yıllardır uygulanan bir devlet politikasıdır işkence.
ahlakı,namusu,onuru yoktur işkencecinin
işkence de tecavüz sonuç almak için en çok başvurdukları yöntemdir işkencecilerin
Asiye Zeybek Güzel de işkencede tecavüze uğrayanlardan biri.onun anlatımından kısa bir bölüm aktarıyorum:
gözbağımı bağlıyorlar.götürüldüğüm odanın yerleri beton
kendin mi soyunursun,bizmi soyalım?
kendim soyunuyorum.bedenimi onlara dokundurtmayacağım.hırkamı,kazağımı,atletimi çıkarttım.daha önce hiç askıya alınmamıştım.kollarımı kütük gibi bir şeye bağlamaya çalışıyorlar.nihayet bitti.askıdayım işte.biraz zaman geçince koltuk altlarından keskin acılar gelmeye başlıyor.indiriyorlar bir süre sonra.çıplaklığım beni korkutuyor,utanıyorum.giysilerimi geri versinler başka birşey istemiyorum.
ayakta duramıyorum.kolarımda artık bana ait değil,hissetmiyorum.kahkaha seslerini,küfürlerini duyuyorum.kollarımı ve bacaklarımı sıkıca tutmaya çalışıyorlar.bağırmaya çalışıyorum sesim çıkmıyor sanki.
"Hayır bunu yapamazsınız,öldürün parça parça edin,ama dokunmayın.herşey o kadar hızlı geçiyorki aklımdan,çıldırmak üzereyim.boğazım bağırmaktan yırtılacakmış gibi.kahkaha sesleri ve küfürler kesilmiyor.iğrenç şeyler söylüyorlar.her yer bir anda kararıyor.bir tek ışık bile görünmüyor,karanlıktayım.su nasıl buza dönerse öylece dondum kaldım."
annemin,babamın,sevdiğimin,sevdiklerimin yüzü yok artık,hatırlayamıyorum.uçurumdan aşağı yuvarlandım.
giysilerimi geri veriyorlar.sıkıca sarılıyorum onlara.uyuyorum,uyanıyorum,hala buradayım.binlerce kez lanet olsun.rüya bu,kabus.niye bitmiyor öyleyse?uyumalıyım,uyumalıyım,bitecek bu kabus,bitecek.
Direnç,umut,irade...irademi kullanmak zorundayım.gözaltında tecavüze uğradığımı açıklamak benim için en zor adımdı.oysa utanması gereken ben değildim.ben işkence gördüm,dayak yedim ve tecavüze uğradım.
bugün şunun farkındayım,bilincindeyim.insan iradesi en güçlü silahtır.hiçbir insan için,hayatı yeni baştan koşmanın önünde kendisi dışında bir engel yoktur.çünkü insan gerçekte muazzam bir direnç ve yaşam gücü taşır.yoksa inanılmaz acıları yenebilmek başka türlü neyle izah edilebilir?
Kaynak:
http://www.bianet.org/bianet/kategor...uzel-ve-oykusu