Alıntı:
|
Çünkü üretim güçlerini kim geliştiriyorsa, sol, onun yanında olmalıdır. Piyasaya dayalı dışa açık ekonomi ise üretim güçlerini geliştirir. Sol, devletçi kapitalizmin, dışa kapalı devletçi ekonominin yanında olamaz. Çünkü devletçi ekonomi üretim güçlerini geliştirmez. Sol, demokrasiyi geliştirerek ekonomiyi büyütmeyi savunmalı. Bakın... Marks gözü yaşlı bir filozof değildi.
|
Eaasy tiger. Ağır ol. Hüoop. Neyse bu ve buna benzer şeyler işte. Ne tarafından tutarsan elinde kalıyor zaten bu söylenenler. Bir kere sol tanımının içini boşaltması yetmezmiş gibi ters yüzde etmeye çalışıyor.Evet biliyoruz marx gözü yaşlı bi filozof değildi , örneğin geri kalmış halkların ilerlemesi için sömürgeciliği iyi bir şey olarak görüyordu ama bu ve buna benzer laflar bu arkadaşı haklı çıkarmaz. Ya her şey dalında güzel aslında. Bir akımın başına neo gelince iş çığrından çıkıyor. Bu arkadaş neo marxist olsa gerek.
Alıntı:
Nedir sevindirici gelişme?
Şimdi biz Rönesans’ı yaşıyoruz. Şu anda tarihi bir sürecin içindeyiz, fakat farkında değiliz. Çünkü her şeyi o kadar hızlı yaşıyoruz ki, bu yaşadığımız bu tarihî dönemin farkına varamıyoruz. Biraz geriye çekilip yaşadıklarımıza bilimin soğukluğuyla bakabilsek, Türkiye’deki muazzam değişimi göreceğiz. Türkiye bugün gecikmiş Rönesans’ını yaşıyor. Çünkü Cumhuriyet, aydınlanması, Rönesans’ı olmayan bir modernizmdir.
|
Doğru ya, feodalizmi kaldıramadığımız ve birbirimizi fundemantalizm ve aşırı laisizm öcüleriyle korkuttuğumuz bir rönesans yaşıyoruz. Alnından öperim bu adamı ben.
Alıntı:
|
Hem evet, hem hayır. Çünkü bugünün sorunları için yetersiz Marksist felsefe. Çünkü sanayi sonrası toplumundayız. Marksist felsefe ise sanayi toplumunda ortaya çıktı. Marks çağını aşan bir filozof ama eksik bıraktığı çok şey var. Din, psikoloji gibi ekonomi dışı etmenleri Marks işlememiş. Ancak sınıf analizi denilen şey Marks’tan edindiğimiz bir kazanımdır. Bugün AKP analizini hangi ekonomik sınıflara dayandığına bakarak yapıyoruz. Zaten Türkiye’deki solun Marksist felsefeye de ilgisi canlanıyor. Canlanmalı da zaten. Özellikle bizim solun din konusunda Kemalizm’den gelme dini dışlayan dogmatik yaklaşımları eleştirildikçe, acaba Marks din konusunda ne dedi diye bakılıyor. Zaten bizde solun kendisiyle hesaplaşabilmesi için Marks’ı yeniden okuması lazım. Onunla da yetinmeyip Marks’ın eksik bıraktıklarını görebilmesi lazım. Mesela Max Weber’i okuması lazım.
|
Nasıl sanayi sonrası toplumu? Emeğin sömürüsünde bir değişim varda biz mi haberdar değiliz? Emek sermaye ilişkisinde ara geçiş noktası olan küçük burjuva ayrıca toplumdan topluma değişim gösterir. Gerek nitelik gerek nicelik açısından, yani bir düşüncede referans noktası almak için bile çok kırılgan bir dayanak...
Veeeee en bombasına gelelim...
Alıntı:
Anlamadım...
Ezilenler yıkar fakat kuramazlar. Sol, yeni yükselenle bir araya gelir ve kurar. Şimdi de, insanı merkeze almış bir demokrasi ve özgürlük tasavvuruyla sol yeniden dirilebilir.
|
Ezilenler yıkar ama kuramaz öyle mi? Peki bu varlıkları ezenler mi yarattı tek başına? Cevap için kasmayacağım ve sahneyi brecht'e bırakacağım...
Okuyan Bir İşçinin Soruları
Kim kurdu yedi kapılı Tebe'yi?
Kitaplarda kralların adı yazılı.
Krallar mı çekti kayaları?
Va bir çok kez yıkılan Babil-
Kim kurdu bunca kez yeniden? Hangi evlerinde
Altın ışıyan limanın otururdu yapı işçileri?
Nereye gittiler Çin Seddinin bittiği akşam
Duvarcılar? Büyük Roma
Dolu zafer taklarıyla. Kim dikti onları? Kime karşı
Zafer kazandı Sezarlar? Dillerden düşmeyen Bizans
Yalnız saraylar mı verdi yurttaşlarına? Dillere destan
Antardid'de bile
Haykırdılar denizin ülkeyi yuttuğu gece
Boğulanlar kölelerine.
Genç İskender Hindistan'ı fethetti.
Bir başına mı?
Sezar Galleri yendi.
Bir aşçısı da mı yoktu yanında?
İspanyol kralı Filip ağladı, donanması
Batınca. Başka ağlayan olmadı mı?
İkinci Frederik Yedi Yıl Savaşlarını kazandı. Kim
Kazandı ondan başka?
Her sayfa bir zafer.
Kim pişirdi zafer şölenini?
Her on yılda bir büyük adam.
Kim ödedi masrafını
Bunca haber.
Bunca soru.
Bertolt Brecht
Eklemeden duramadım bana kalsa ezilenlerin bu sistemi yıkması tek başına yeterli sayılır. Başka ne isteyebilirim ki?