|
Ey Hırkası Sırdan Örülü Okur;
Kağıda düşen her lekeyi mürekkepten bilme...!
Bak!
Bu anlatılan senin hikayendir.
Bu anlatılan; serin rüzgarların kimbilir hangi gül bahçesinden yalayıp, kimbilir hangi koyak dibinden çalıp getirdigi bu fısıltılar, bizim hikayemizdir.
İyİ DiNLe.!
Dinle ey ergenliğini kagıda harcayan serseri okur; bize yollar gerek sana yollar... yolun sesini dinle.unutma ki en iyi hikayeyi yollar anlatır, dinleyene...
Biriktirilmiş onca hikayeyle yollar şimdi bizi bekler. Vaktidir. Yüzünü sür yola ve bil:
YoLCu KiM, YoL Ne
Bak! Artık yoldasın, yollardasın.. atını hangi bilinmeze baglasan şimdi çözülür dilindeki o enfes sır isyan...
İŞTE BİR KEZ DAHA YENİLDİ ON EMRİN EN GÖRKEMLİSİ:
ÖL.... DÜRMEYECEKSİN...
efsanelerin en olmadık yerlerinde kahinler ordusu atlarını sürerken yüzlerimize ne mi ögrendik ey vatansız bedevi
YüZüNü YeRe DüŞüRMeYeCeKSiN...!
Ey okur, bellegini derin kaz bu kez. Hatırla.
Gökyüzünde süzülebilmek için topragı, ateşin acısını dündirebilmek için suyu hatırla. Su.Hava. Ateş.Ve toprak.
HaYaTı HaTıRLa. ve ona kendini sen ekle...
Ey Hırkası Sırdan Örülü Okur,
SÖZ KENDİNİ AÇAR,
söz'ü hatırla!
|