Tekil Mesaj gösterimi
  #23 (permalink)  
Alt 12-06-2008, 14:02
easy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
easy easy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 09-06-2008
Yaş: 33
Mesajlar: 41

şimdi ben biliyorum ne olacağını; yorum yapıcam, sonra bir bakıcam yaptığım yorumun teması ta konunun ortasında kalmış.
"üzülerek söylemeliyim ki: medya dediğimiz şey basından oluşmuyor, ve her taraftan bizi kuşatıyor vaziyette", diye düşünüyorum. esasen bunları söylerken de kendi düşüncem olduğunu zannederek söylüyorum.
fatsalı nikiyle yazan arkadaş niye yangına körükle gidiyor, hemde bu nickle anlamış değilim, belki provakasyon?
ama söylediklerinin büyük kısmına katıldığımı söylemek istiyorum; ben hekimim ve hormonal olanlar çok azınlıkta ve gerçekten "hormonal"se zaten tıbbi olarakta hormonlarının götürdüğü tarafa doğru gitmesine yardımcı oluyoruz. yani heteroseksüel hastalıklar çok sayıda ama toplamda etkiledikleri, cinsel seçim bozukluğu olduğunu düşündüğümüz insanların %2-3 ünü katiyen geçmez.
öte taraftan polat alemdarlar, ağır abilerin el üstünde tutulduğu gibi bir tespit var: buna da katılmamak elde değil. bu da aynı şeyin (cinsel kimlik bozukluğu), diğer ve zamanımızda alkışlanan ucu.ama madem diğer ucu boklu bize de ses çıkarmayın derseniz, bende eskiden öğretmenlerin dediği gibi "onlar uçurumdan aşşağıya atlarsa sende mi atlayacaksın", demek geliyor.
bence bu "iki ucu boklu değnek": iki tarafın da savunulacak tarafı yok.
diğer taraftan bir arkadaşın "cezalandırma aracı-fazlalık-eksiklik" kelimelerini çok kullanması bana freud"un kızlar "penisi olmadığı için eksiklik hisseder", diye başlayan tezini hatırlatıyor.( "nietche ağladığında" yı okumadan önce freud u bilimsel birisi olarak dünyalıların kafasını karıştırmak isteyen yahudi olarak düşünüyordum)
bir arkadaş jung dan bahsetmiş ama onun hakkında "davranışlar öğrenilmiştir" den başka birşey hatırlamıyorum
sonuç olarak söylemek istediğim; bu da bir tür bozukluk tur, diğer bir "polat alemdar" da belki bundan daha ciddi bir bozukluktur (sosyolojik ve psikolojik olarak), madem diğer bozukluklara ses çıkarılmıyo buna niye ses çıkarılıyor.
şu sıralar zor zamandan geçiyoruz ve insanları başka yere baktırmak gerekiyor, bazıları (erhan göksel-gerçek gelecek-kendisini sevmem ama iddasına katılıyorum) 3 temmuzda ekonomik krizle birlikte kaos a gireceğimizi idda ediyor. eğer ortada böyle bir idda varsa, bu idda diğer iddları döver, önüne ne geleni siler-süpürür, bu idda ortadayken; -cinsel bozukluklardan, -polat alemdar dan -türbandan, -özgürlüklerden konuşmak komik. (ev yanıyor, biz bahçedeki otlar çiçek mi?, yabani ot mu?, temizleyelim mi?, temizlemeyelim mi? tartışıyoruz) neyse bekleyip görücez; iddaya göre temmuz başında da ev yanması sonucunda ev tepemize yıkilacak, biraz bekliyelim, temmuz geçtikten sonra cinsel problemi olan vatandaşların durumunu tartışırız!
not: fatsalı, animasyonun süper! fatihin fedaisi karamurat mı o?
Alıntı ile Cevapla