Tekil Mesaj gösterimi
  #9 (permalink)  
Alt 11-06-2008, 14:58
Uzak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Uzak Uzak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
über-arıza-mensch
 
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 28
Mesajlar: 320
Bence mevcut çelişki, genlerin insanları uygarlık öncesinin evrime olanak tanıyan koşullarına uygun şekilde şekillendirdiği ancak evrimin işleyişinin kırıldığı tarihten bu yana ; organizmanın şuanki uygar yaşayış şekline uyum göstermekte zorlandığındadır .

10 yıl öncesinin bilgisayarları ile bugünün daha gelişkin oyunlarını çalıştırmak , hadi çalıştırdığını bulsan bile o oyundan performans almak mümkün değildir . İki seçenek var : Ya bilgisayarı upgrade edeceksin ya o yüksek gerekirlikli oyunları ve onu yapanları , onu yaptıran zihniyeti yokedeceksin . İkinci seçeneği uygarlığın bu gidişatını tümden yokedip "mutlu kabile"ye , "genlerin %100 uyum göstereceği 2000 yıl öncesine benzer koşullara" geri dönmeye çağıran primitizmde görüyorum .

Benim düşündüğüm ise (ki bu muhakkak düşüneli asır geçmiştir) bizim birinci seçenekteki gibi bilgisayarı , ya da genlerimizi upgrade ederek "gelişim"i içimizden geçirerek ona ait olma . "Gittikçe topluma ve kendine yabancılaşıyor insanlar" deniyor . Ama bunun aksi de "gelişime yabancılaşmak" .

Mutluluk genetik bilimi içerisinde genlerin çıkarkarına uygun davanışları gerçekleştirme sonucunda işleyen bir mekanizma . Genlerin kör iradesine boyun eğildiğinde ağzımıza çalınan bir parmak bal .

Ama benim aklımda mutluluğun ciddi birşekilde kapı dışarı edilebileceği bir genetik yapıya kavuşma hayali var .

Çağı ilerleten bilim adamları ve düşünürler pek çok durumda genetik eğilimlere direnerek o duruma geliyor . Ama yine de o genetik yapı onların çok daha ileri gidebilme potansiyellerini engelliyor . Hiç cinsel arzu hissedilmese, şehvete beynimizi işgal ettirip bizi üremeye ve genlerimizi kopyalayıp yaymaya iten bir yapımız olmasa , beyin yapımıza daha hızlı ve daha komplike bilgi alma ve işleme yapıları kazandıracak genetik altyapıyı hazırlasak ; yeni-tür için sadece işleyiş olsa , mutluluk ya da mutsuzluk diye kavramlar olmasa ; sadece yeni genetik - dizayn - ın fenotipi ve onunla uyumlu memotipi olan bir işleyiş olsa ... sizce de bu ultra-uygar bir ZEN-Budizm olmaz mıydı ?


Sıkıntı, gerçekliğe sinmiş hiçliğe dayanır . - Kierkegaard -

Konu Uzak tarafından (11-06-2008 Saat 15:42 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla