Alıntı:
sangre´isimli arızadan alıntı
Tamam da sevgili sakin, islamiyette ki ruh, duygu ve düşüncelerimizden çok farklı. Zaten duygu ve düşüncelerimizin bilimsel açıklamaları mümkündür. Bir duygunun oluşması için öncelikle algı önemlidir. Her hangi maddi bir varlığı gözümüz aracılığıyla görür ve beynimizle algılarız. Daha sonra algıladığımız bu nesne, insanda salgı bezlerini harekete geçirir. Ve hormanlarımızın salgıladığı bu salgı da, insanda hissiyat uyandırır. Nasıl ki alkol veya uyuşturucu bir madde kana karıştığı zaman, bizde bir hissiyat uyandırıyorsa, salgılanan bu madde de aynı etkiyi yapar. Üzgün veya sevinçli olmak esasen bir yorumdur. Tüm duygu ve düşüncelerimiz bir ''yorum''dan ibarettir. Örneğin açlık da bir histir, açlık halinde mide kasları kuvvetli bi şekilde gerilip büzülür, ve bu sıkıntı insanda açlık hissi uyandırır.
Dediğim gibi, ruh insanın ölümden korkması doğrultusunda, insanlarca uydurulmuş bir kavram.. Ölüp de toprak olacağını kabul edememenin dışa vurumudur. Ruhun varlığına dair tek bir kanıt bile yoktur.
|
yani salgı bezleri hormonlar mı bizim üzülmemize sevinmemize binbir türlü duygusal durumlara girmemize yol açar? bizden üstün aklımızdan üstün müdür yani hormonlar onların verdiği kararla mı düşünür duygulanırız.hiç sanmıyoryum salgı ya da hormon dediğimiz şey sonuç itibariyle vücuta bulunan bir madde değilmidir.bunu böyle kabul etmek ruha inanmamak ve o ruhu yaratana inanmamak içindir sanırım.
sonsuz'un dediği gibi ruh hakkında sınrlı bilgiye sahibiz bunun böyle olması istenmiştir çünkü.ve sanırım inanmayanlar da bu boşluktan yararlanıp aleyhte kullanmak için ruhun yokluğunu ispata çalışırlar.ruhun yokluğu kanıtlanırsa yaratıcının yokluğu da kanıtlanır düşüncesiyle.ve evet ruhun yokluğunu savunmak kanıtlamak kendilerince kolaydır.zor olan varlığına inanmaktır.ama mantıklı olan da varlığına inanmakatır bence.
sonuç olarak bu tür tartışmalar kimsenin düşüncesini değişşltirmek için değildir bu mümkün de değildir ama konuşulup tartışılması yaralıdır yine de.