İnsan Kaybetmek ...
Bu gece kendimleyim yine ..
Kaçıp durduğum ama kurtulamadığım kendimle. Umursamaz halim, insafsız ve saldırganlımla kovaladığım kendimle. Aslında değişmemi herkes istiyordu sen dâhil, şimdi kimse katlanamıyor bu görüntüye; kafatasları içinde hikâyeler ve kendi ölümlerini kurguluyorlar birer birer. Oysa ittiğim kendim gibi senin hakkında da sesiz kaldım hep, lekelemedim hikâyeleştirmedim, sadece kanadım ince ince.
Hayatın en büyük kaosu olduğuna inandığım şey yüzünden çemberin hangi tarafında olursanız olun sırt çevirdim sizlere.
İnsan kaybetmek; hayatın kaosu muydu gerçekte. Çemberin içi yâda dışı, genele görüntü namına biz seçmeyiz orda ki bireyleri ama ya sonrası? Bunun cevabını vermekten hep uzak durmuş insan olarak söylüyorum ki yüzleşme burada yatıyor.
Vazgeçtiğini söyleyen bir adam olarak ne zaman vazgeçtiğimle hiç ilgilenmedim sanırım. Uzun mutlu bir günün sonunda mı? Hastalıklı ruhların etimi parçalamak için vurdukları keskin bıçaklarda ki görüntüme bakarken mi? Yoksa inançlarımı bir bir kendime ispata çalışırken yâda onlara bunlarda nedir sorgusu sırasında mı? …
Cevabım var mı peki? Kendi içinde onlara haksızlık ettiğimi düşünenler size sadece kendi mazoşist dünyanızda acı çekme imkânı verdim ve kendiniz tüm senaryoyu istediğiniz hale getirdiniz. Ve ben sırtımı dönmeden önce içim acıyarak izlemek zorunda mahkûmluluğumdaydım.
Size kızgınlığım olmadığı için affetmeyi hiç denemedim, kendimi yargılayışımın kararı sizden önce verildiği için kendi mahkûmluğuma da son vermedim.
Şimdi tekrar soruyorum soruyu bu kez size “İnsan kaybetmek” kolay mı? Cevabı bende olmayan soru olduğunu biliyorum en azından…
House of Duarden…
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|