püf püf
Yaman ve bîamandır / Tesellisi dumandır"
: Bizim üçüncü koğuş tekâyanın birincisidir. Cümle bisâtı pak olduğundan ve cümle dört duvar karındaşları canlarımız ehli hâl ve cümle can yoldaşları tazelerimiz sahibi cemal olduğundan, birincidir. Kabak dahi gümüş pullu olup, Yedikule-li Mastor Hakkı Usta işi olup birincidir. Dumanı Somuncu Babamız alıştırıp nefeslendikte, kanundur ki, dizi dibinde diz çökmüş muntazır Emin Bey'e verip, o bey dahi aiup, nefes/ey/p ayağa kalkar ve Pâbürehne Uvusî reftâr ile, nazikâne hıram ve ranzada, döşeklerde edibâne teşrifine muntazır karındaş canları dolaşıp cümlesini nefestendirir ve bu minval üzere dört devirden sonra karındaşlarımız yârı gaan can yoldaşları ile tamam dalgaya vardığında, Somuncu Baba'mız çerâğı uyutur..."
...Aşereye girmeyen karındaşa tazyik olmaz. Onlar ranzada ayrı yerde olurlar. Amma onları zindancılar alır. Tekâyadan olmayan bir koğuşa verirler. Lâkin zindanda cümle kavgalarda oradan çıkmıştır, zira lekârâya pirimiz Sultânımız Hacı Bek-taş Veli'nin nefesi sinmiştir. Tekârâde senlik benlik olmaz, kavga da olmaz. Tazelere tasarruf da olmaz. Dalga duman âlemidir. Senin benimdir. Senin benim yoksa bu minnet ve zulmeti zindan çekilmez
Bitmedi tükenmedi çileli zindan
Mihneti zindan, zulmeti zindan aman
Zulmette çırağım olsun
Helvacı Selim heman
Curadan çek bir duman
Ahh … çek bir duman
Aşereye yazdım şahım
Gel aşk için çek bir nefes
Duman ile muhabbetle
Cennet olur demir kafes
Kuş olsan bile uçamazsın
Çek curadan püf püf duman
Bir can olur kuzu ejder
Dört duvar kardaşı dilber ah…
Dalgaya dumana püf püf
Dumana zindana püf…
Kahveci Gürcü Nusret bir arkadaşını öldürüp zindana düştüğünde bunları derken,.
Server Baba dumanlı kafayla, bir cinayet işleyip zindandan bir nefes çektiğinde :
Esrar sırrın cemidir
Sır tutarız dervişiz
Dalga duman esrarla
Mertebeye ermişiz
Libâsımız çul gaput
Güzellen yaptık put
Aşk ile olduk bulut
Maşuka can vermişiz.
diyerek kendinden geçer.
Fuzili ise şarap ile esrarı karşılaştırır şahın huzurunda:
Mey eydur Ben nebirei tâkim
Beng eydur Sen pelit ben pâkim
Mey eydur: Ben çırağı encümenim
Beng eydur: Riski sebze/ çimenim
Ve yine fuzili Şahı şaraba II. Beyazıt'ı ise bengiye yani esrara benzetir..
Tekkeden yayılan duman yeri göğü mest ededursun, bektaşinin dilinde hep aynı tekerleme vardır:
Aşere kimden kaldı?
Pirimiz Sultan Bektaş Veli'den
Kabak kimden kaldı?
Serendibli Şeyh Uryani'den
Dalga kimden kaldı?
Kafa/ Kahkaha 'da Dalyan Baba Zındâni'den
Duman kimden kaldı?
O dahi Şeyh Zındâni'den
Şorolo yar kimden kaldı?
Eflâtûni ilâhiden
Kavga kimden kaldı?
Hâbii ile Kabil'den
Ve Galata mevlevihanesinden ney arasından Esrar Dede'nin dumanlı sesi duyulur:
Yapmak da yapılmak da mey-hânede kalmışdur
Âşâr-ı imâret hep viranede kalmışdur
Girdâb-ı şu’ur içre ser-geştedür ‘âkiller
Âzâdeliğin zevki divânede kalmışdur
Sufi arayup gezme beyhude mesâcidde
Feyzun eseri şimdi hum-hânede kalmışdur
Ol çeşm-i hamuş olmuş himaye-i küfr-i zülf
‘İsl bu gece guya büt-hânede kalmışdur
Da’vâsını terk itsün bülbülde fedâ yokdur
Bir nükteciği ‘aşkun pervânede kalmışdur
Derd-i dilüm ‘arz itdüm güldi didi ol kâfir
N’olmuş yine Esrâr’a efsanede kalmışdur
Herşey ehlini helal diyip çekilmeli şimdilik.!

Ben Ben'im
Konu demkaçkını tarafından (13-04-2008 Saat 23:03 ) değiştirilmiştir..
|