seviyorum bu tadı...
: )) gülümsüyorum çünkü yerine koyacak daha acı bir kavram yok...yorgunluktan kızarmış gözlerin tamı tamına 11 saatlik bir molasından sonra ayağa kalktığımda günün beni enterese edebilecek kırıntılarını bulabilirim umuduyla gittim o sahile...çok eski model ama iç hacmi son derece geniş -hani yayla yayla diyebilecek kadar- bir arabayla ve poşetin tıka basa cips-bira dolu olduğu bir durumda...umutsuz içmelerin yerini her zamanki alışılmış hüzne bırakmasına doğru o alkolün verdiği basınçla dışarı çıktım,bakınırken bir yandan sağa sola en çokta yukarıya,sağdan yukarıya,gördüm kalenin burçlarını...sabit olması henüz bilinç yada şuur kaybı olmamış diye düşünmeme sebep oldu...sonra sola doğu kıvrıldı gözlerim...takip ettiğim tren rayları ve hatta ağaçlar ve evler en sonda ufuk bitiğinde hala sola kıvrılmayı izledim hayali...o kadar ki bütün ovaları,dağları okyanusları ülkerleri,insanları aşıpta en sola...ve o kadar sol yaparsan gidip/gelip/dönüp/duracağın gene o an yapmakta olduğun zaruriyetin olduğu ana gelirsin...nasıl bu kadar kısa bire sürede harcayabildim tüm o herşeyi ve yine gelebildim olduğum a'na ve yere şaştım...demek ki bazen insan herşeyin merkezi olabiliyor...ortaya konmuş onca eser,kaybedilmiş savaşlar,yaşanmış/yaşanan sevişmeler,yazılanlar,duyulanlar,dokunmalar...herş ey...bir çırpıda yok farzedilip gene kendi olduğumuz duruma dönebiliriz...bazen herşey sadece o an oluğumuz şeydir,gerisi bizim dışımızda atan bir yaşam ki o da umrumuzda olmayabilir...ses duyuyorum,denizin sahile olana umutsuz/anlamsız kavuşma çabası...boşluk görüyorum içinde hemen hemen herşeyi barındıran,yada tam tersi...ben ki o an yaşamın ta kendisiyken şimdi bunları yazarken bir virgül hissi...her şeye sebep alkol...markası ve tipi ne olursa olsun,seviyorum bu tadı...bu arada...merhaba : ))
Bazen diyorum atayım kendimi aşağıya....Bazen de diyorum niye atayım kendimi aşağıya!!
Кызыл Багэр
|