|
6 Mayıs 1938
Her şeyin bir çağresi vardır. Hapiste geçirdiğin son geceyi düşün. Derin bir nefes al, çevrene iyice bak hücrende,hücrenin duvarları, demir parmaklıkları, penceresinden sızan solgun ışık, çevrende duyduğun ve artık bir başka dünyaya ait olan o sesler konusunda duygulan biraz.
Kaldığın hücreyi düşünmek neden heycanlandırıyor seni bu kadar? Kişisel bir şey, olduğu, hayatının bir parçası haline geldiği için. Ama biri çıkıp da bir yanlışlık olduğunu , yarın serbest bırakılmayıp belirsiz bir süre daha orda kalacağını söyleyecek olsa, bu kadar rahat olabilir misin ?
Açık konuşalım. Cesare Pavase karşına çıksa, seninle konuşsa, seninle dostluk kurmaya kalksa, onu çekilmez bir insan olarak bulmayacağından emin misin? Ona güvenebileceğini, onunla bir akşam çıkıp eğlenmek isteyeceğini sanıyormusun.
8 Aralık 1938
Aşkın bir çıkara dayanmasını kim ahlaksız sayıyorsa, bütün kadınları rahat bıraksın daha iyi, çünkü bir kadının sırf aşk için kendiği verdiği pek ender durumlar dışında, sizi seven kadın bile kendisiyle yatmanıza izin verdiği zaman, az çok bir orospu gibi çagresizlik içinde, ya kibarkılktan yada kişisel bir çıkar için yapıyordur bunu.
Daha seyrek olmakla birlikte, aynı şey bir erkek içinde söylenebilir.
.......................
.......................
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|