|
Yavaş, yavaş erir içinde bir şeyler. Zorluklar atlatılır ama alır götürür bir parçanı. İşte o zaman başlar içinde bir şeyleri yapmak isterken ertelemeler...
Yorgunluk ağır basar; uyumak istersin. Yapmak istediğin hep ertelenir. Sonra ertelediklerinin son kullanma tarihi geçer ama hala yorgunsundur.
Bu hep böyle mi olacak?
Hayır dedik ve böyle başladı “bizim hikâyemiz”…
Zaman bizden aldı bir kısmımızı ama yorulmadık!
Ertelemedik sevdamızı!
Sevginin şafağını yaratmak için, bir karanfil kokusunda karşılamak için sabahı
çıktık yola…
Durmadık! Çocuk gülüşümüzü türkülerle sunmak için dedik ki:
Hadi uyan! Yoksul olsan da uyan, garip olsan da uyan!
Mademki güzelsin güzeli yaşatmak için, mademki umutlusun umudu yaşatmak için hadi uyan!..
Denizi dinle yaşamak desin, toprağı dinle barışmak desin, göğü dinle özgürlük desin.
İşte aşk, işte özlem, işte umudun gücü: Uyan diyor, uyansana!
Hadi uyan!
Lâmekan
|