|
Alemsiniz Ebrulî, aslına bakarsanız konudan bağımsız ama konu üzerinden olduğu için orada kalması daha bir uygun düşerdi ama madem buraya aldınız ben de buradan devam edeyim kendimce. Oluyor bazen böyle, laf lafı açıyor.
Sanat, çirkini «güzelleme»dir.
Bu güzelleme olumlama, makûl gösterme, süsleme adına değil; kötü/fena bir malzemeden "iyi" bir ürün çıkarabilme çabası adınadır. Temel malzeme de «insan» olunca, kimi "karamsar" filozofların/sanatçıların karanlığı törpüleme saikiyle eser verdiklerine inanıyorum ben.
Tabii böylesi yüksek bir misyonu üzerlerinde hissettiklerine dair palavradan'dır diye yaklaşacak arkadaşlar olabilir, lakin ben tüm "devlerin" önce kendilerini yazarak/çizerek/boyayarak/yontarak sağalttıklarına düşünürüm.
Öfke retorik midir?
Evet.
Türker Alkan makalesinde Almanya'daki bir sendikal faaliyetteki konuşmadan bahsedilmiş; o da Hitler örneğini vermeyerek edeplilik yapmış, aferin; Rus, Alman, Fransız, Yunan, Şilili kimi sanatçıların konuşma metinlerinin dahil olduğu "Saf Şiir Yoktur" adlı kısa kitapçığı okurken öfkenin sanatsal bir tarz olduğunu kavramıştım.
Sözü cımbızlarsak eyvallah, Erdoğan'ın mantık hatası yok gibi duruyor velakin edebî bir derinlik amacıyla söylenmediğini bütününe baktığımızda kavrayabiliyoruz.
Amma Erdoğan'ın da bu gâfkâr halinin ona yol su elektirik, oy iktidar güç olarak geri döndüğünü defalarca tecrübe ettik, hitabetle halka inmek ile halkı indirmek hatta bazıları için inme gelmesi arasındaki farkı da....)
|