Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Kendiniz dini inancınıza göre en büyük günah olan Tanrıya eş koşup karar verici durumuna koymuyomusunuz kendinizi. Sanırım felsefesini almadan birilerinin size sattığı bir dini inancınız var.
|
ben peygamberlik iddiasında bulunan ve sahte hocalık yapanlara söyledim o sözü...
aynen yukarıdaki gibi...
bu şekilde bir tercih yapmanın allaha ortak koşmakla nasıl bir ilgisi olabilir ki...
vaktimi onlara harcamak istemedim sadece...
hayata ve hayatın içindeki olaylara felsefi açıdan bakılmasından dolayı insanlarda zamanla profan bir zihniyet oluşmuştur...herşeyin açıklamasının her sorunun bir cevabının olmasını düşünen bu sistemin mensupları ister istemez içindeki bulundukları hâl gereği allah(c.c) ında nasıl var olduğunu veya olup olmadığını sürekli sorgularlar(onlar inatla Tanrı demekte ısrar ederler ne hikmetse)...allah gibi bir varlığın varlığından bile şüphe içerisinde olduklarından dolayı allah tarafından gönderilmiş bir din demek onlar için saçma sapan dogmatik inançtan başka bir şey değildir...
illaki bir şekilde dine karşı hoşgörü ile bakılacaksa meseleyi felsefi düzleme taşıyıp tartışma ortamında görüşmek isterler...felsefenin temelinde vardır zaten tartışma...
konfüçyüs , sokrates , platon gibileri nasıl tartışma ortamına taşınıyorsa...islam veya diğer dinlerde aynı tartışma ortamına sokulup yeri geldiğinde hz. musa ile kant'ın görüşleri yeri geldiğinde hz.isa ile descartes'in görüşleri yeri geldiğinde de hz. muhammed ile atatürk'ün görüşleri direkt veya dolaylı yollardan tartışma ortamına sokulur...maksat hepimizin insan olduğu ve kimin fikri bizde ağır basacak olursa onun benimsenmesidir...unutulan ise peygamberlerin insan olmalarının yanında peygamberlik özelliğidir...musanın felsefesini tartışmak için önce onun kızıldenizi ortadan ikiye ayırdığına inanmanız gerekir...isanın felsefesini tartışmak için önce onun öldürülmediğine ve gökyüzüne kaldırıldığına inanmanız gerekir...muhammedi konuşmak için ise önce onun mirac'a çıktığına ayı ortadan ikiye ayırdığına ve belkide daha fazlasına inanmanız gerekir...
benim dinim satılık değildir syn. duarden...bu çok ağır bir söz...
dinin felsefesinden kasteddiğiniz benim burada yaptığım veya yapacağım açıklamalar ise ben sadece bir insanım...yanlış söz söylemiş olabilirim ...yanlış hareket etmişde olabilirim...bu benim kişisel hatamdır...ama benim yanlışımı islama mâl etmek islamın yanlışı gibi ortaya sürmek hiç şık bir hareket değil...
bütün bunların üzerine birde 'kadınların zinet yerlerini saklasın demek ne demek ayetlerde geçen' diye bir soru var...yani ben bu soruyu açıkladığımda sizde hemen kabul edeceksiniz cevabımı ...bakın isterseniz yazıları tekrar okuyun...siz benim kutsalıma hakaret ediyorsunuz ,önyargılı bakıyorsunuz ondan sonrada bana soru sorup cevap bekliyorsunuz...ben ilk kez sizde görüyorum bu soru sorma , bu öğrenme metodunu...bilgilerinizi hep bu şekildemi aldınız?..öğrendiklerinizi hep bu şekildemi öğrendiniz?...
benim dinime ve inançlarıma bakışınız bana bakışınızı yansıtır...
dinime karşı ne kadar ciddi iseniz bana karşı da o kadar ciddi olduğunuzu düşünüyorum...

Aşkı şehirler oluşturur,şehirler yaşatır diyorum sana,
Gün gelir aşklarıyla anılır şehirler; anılırsa,
Niyetim sevdalı sözler etmekte olmasa,
Ne için yazıyorsam sana adıyorum FATSA...